Narsistle Mücadele Edenlere Kitap Önerilerim


Narsistik kişilik bozukluğu olan biriyle baş etmenin ilk koşulu konuyla ilgili olabildiğince fazla bilgi edinmek. Dolayısıyla iyileşebilmeniz için durum hakkındaki farkındalığınızı arttırmanız çok önemli. Bu amaçla benim narsizmi anlama ve mücadele etme yolculuğumda yararlandığım kaynak kitapları sizlerle de paylaşmak istedim. 

Narsizm Kitap Listem

İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon kitap
İkili İlişkilerde Duygusal Manipülasyon: Narsist Bir Partnerle Yüzleşmek
Yazar: Pascale Chapaux-Morelli, Pascal Couderc

Bu kitap narsisizmi ve bu ilişkideki kendi konumumu ve neden böyle bir ilişki içinde olduğumu algılamam açısından çok yardımcı bir kaynak olmuştu. Kitap iki bölümden oluşuyor. İlk bölümünde genel olarak ilişkiler, evlilik gibi kavramların geçmişten günümüze geçirdiği evrimsel süreç anlatılıyor. Sonrasında günlük yaşamda çiftler arasında görülen manipülatif davranış kalıpları örneklerle birlikte detaylı olarak ele alınıyor.

Kitabın ikinci bölümü tamamen narsistik sapkına ayrılmış. Burada öncelikle uzun uzun narsistin kişilik yapısı anlatılıyor. Sonrasında yine örneklerle bir narsistle ilişkinin temel evrelerinden, narsistin manipülasyon tekniklerinden ve kurban olmaya yatkın kadın profilinden bahsediliyor. İkinci bölümün sonunda ise bu ilişkiden yakayı kurtarmak için izleyebileceğimiz yollar  ve öneriler var.

Altını çizdiğim kısımlar: “Bu tür olaylar zincirinde, yalnızca ikisinden biri içinde bulunduğu durumdan çıkabilir. Bu da kurban konumunda yaşamış olan kişidir elbette. Çünkü “köle” özgürleşebilir, “efendi” ise kendi kölesinin eksikliğini çekiyorsa yeni bir köle arayabilir ancak sıfatından vazgeçmeyi asla düşünmez. Gerçekten de narsistik sapkın değişmez, asla değişmez. O, partnerine bağımlıdır, partneri ise kendi geleceğini açma, bağı çözme gücü bulabilir.”

narsistle ateskes kitap
Narsistle Ateşkes
Yazar: Wendy T. Behary

Bu kitabı narsizmle ilk karşı karşıya olduğumu anladığım zamanlar, narsiste nasıl davranmalıyım, ona nasıl yaklaşmalıyım sorularının yanıtlarını ararken almıştım. Mutlaka narsistle baş etmenin bir yolu vardır, nasıl yapabilirim diye araştırırken karşıma çıkmıştı.

Kitap narsizmle ilgili oldukça detaylı bilgiler içeriyor. Bu kitabı da iki bölümde incelersek ilk bölümünde narsizmin kökeninde yatan kişilik şemaları, ikinci bölümde ise narsistle mücadelede takınmamız gereken tavır anlatılıyor diyebilirim. Kitapta anlatılan, kişilik şemaları onu daha iyi anlamanıza yardımcı oluyor. Bununla birlikte kendi kişilik şemalarımızda neler olabileceğini de tespit edebiliyoruz. Bu sayede de narsistin bizdeki hangi şemayı tetiklediğini anlayabiliyoruz.

İkinci bölümde narsist bir partnerle yaşamak zorunda olanlar için tavsiyeler bulunuyor. Temelde narsistle etkileşimimizde farkındalığın ve kendi haklarımızı korumak adına ona sınır koymamızın önemi vurgulanıyor.

Bence bir narsistle uzun vadede sürdürülebilir şekilde baş edebilmek imkansız ancak narsizmi fark ettiniz, ne olduğunu iyice anladınız, ayrılmaya karar verdiniz fakat bir anda ayrılamıyorsunuz. Biraz zamana ihtiyacınız var. Bu aşamadayken bu kitap size çok yardımcı olabilir. Siz içten içe ayrılma kararı verdikten sonra doğru zamanın gelmesini beklediğiniz ana kadar geçen süreçte en azından narsisti idare edebilmenin ve ilişki içindeyken daha az yara almanın yollarını bu kitaptan edineceğiniz bilgilerle öğrenebilirsiniz.

Altını çizdiğim kısımlar: “Eğer bir narsistle bir aşk ilişkisi yaşıyorsanız, duygusal iç dünyasında gezinmek istediğinizde, hatta onu kendinizinkine davet ettiğinizde içindeki küçük yalnız çocuğun ortaya çıktığını tehditkar bir şekilde hissedebilir. İçindeki çocukla temas kurmaktan korkması ve onu kusurlu, yalnız, utanç verici bir baş belası olarak görmesi muhtemeldir. Bu nedenle onu kendi farkındalık düzeyinden de derine itecektir. Böyle yaparak aynı zamanda sizi de itmiş olur. Duygusal yakınlıktaki bu eksiklik nedeniyle, narsist yanı başınızda olsa bile kendinizi yalnız hissedebilirsiniz.”


Narsisizme Yeni Bir Bakış
Yazar: Craig Malkin

Bu kitap narsisizmi bir hastalık olarak değil bir spektrum olarak ele alıyor.  Herkeste bulunması gereken sağlıklı bir narsizm seviyesi var. Bunu spektrumun ortası olarak düşünebilirsiniz. Ancak uçlara doğru gidildikçe patolojik bir hal alıyor. Bu spektrumun bir ucu ekhoism diğer ucu ise narsizm ve psikopati. Ekhoism’de kişi kendi benliğini tamamen yok sayacak ve sadece karşı tarafı düşünecek şekilde hareket ederken, narsizmde ise tam tersi olarak karşı tarafı yok sayan sadece kendi benliğini yücelten bir tutuma bürünüyor. Sağlıklı bölgedeki narsizmi desteklemek için neler yapılabilir kitapta detaylı olarak açıklanmış.

Altını çizdiğim kısımlar: “Eğer ihtiyaçlarınızı ve duygularınızı paylaşıyorsanız, ama bu karşınızdaki kişiyi uzaklaştırıyorsa, o zaman bu ilişkide mutlu olamazsınız. Karşınızdaki kişinin incindiğinizi duymaya tahammülü yoksa muhtemelen sizi incitmeye devam edecektir. Sizi hiç umursamayan birine kalbinizi açmayı sürdürmek güven verici değildir.”

kral kaybederse kitap
Kral Kaybederse
Yazar: Gülseren Budayıcıoğlu

Psikiyatrist Gülseren Budayıcıoğlu bu kitapta hem narsist bir hastasının hem de onun kurbanlarının gözünden gerçek bir hayat hikayesini anlatıyor.

Hikayemiz; narsist Kenan, eşi Handan ve metresi Fadi’nin etrafında örülmüş.  Her 3 karakter de Gülseren Hanım’dan psikolojik destek aldığından üçünün de bakışından olayları dinleyebiliyoruz.

Kenan Bey son derece yakışıklı, mevki sahibi, giyimine kuşamına özen gösteren, etrafındakilerle empati kuramayan tipik narsist bir profil. Eşi Handan asil bir aileden geliyor. Eğitimli, güzel, kocasına aşık, hatta bağımlı, hizmetini de eksik etmeyen bir kadın, ama yıllarca yüzü gülmemiş kocasından yana. Yüzü gülmediği için de narsistimizin gözüne pek girememiş haliyle J

Fadi ise fakir ve köylü bir aileden geliyor, gözlerini Kenan’da açmış, Kenan sayesinde kariyerinde yükselmiş, ev sahibi olmuş bir kadın.  Ataerkil zihniyetle yetişmiş olan Fadi oldukça geyşa ruhlu, erkeğinin bir dediğini iki etmeyen, ne kadar kızsa da ona fazla surat asmayan ve genellikle neşeli olan ve neşe saçan bir kadın. Tüm bunların yanı sıra da zeki, dirayetli, hırslı ve güçlü bir karakter.  Kenan Bey’in hayatına giren kadınlar Fadi ve Handan’la sınırlı değil tabi ki ama hikayeyi hem bu 3 karakterin gözünden hem de doktorun günlüğünden alıntılarla dinliyoruz.  Kitabın en can alıcı yanı ise Kenan Bey’in sonu oldu bana göre. Okumanızı tavsiye ederim.

Altını çizdiğim kısımlar: “Aşk adamıyım diyor ama aşkın ne olduğundan haberi bile yok. Hatta bu duyguyu hiç tanımıyor. Birine aşık olmanın tadını bilmiyor. Ama yine de ne demek istediğini anlıyorum onun. Kadınların ona aşık olmasını istiyor. Bu kadının kim olduğu bile her zaman önemli değil. Bir de üstelik biraz güzel, biraz da önemli biri olursa keyfine diyecek yok. Demek o soğuk ve karanlık boşluk, içine bir şeylerin girmesine de içinden bir şeylerin çıkmasına da izin vermiyor. Gönül gözünü kapatıyor. Ne istediği kadar sevebiliyor, ne de ona verilen sevgiyi alabiliyor. Demek kimsenin ona ulaşamaması, kimseleri gerçekten sevmemesi bundan.”

sevgi mi bagimlilik mi kitap
Sevgi mi? Bağımlılık mı?
Yazar: Brenda Schaeffer

Bu kitap narsizmle ilgili değil ancak ilişkilerdeki bağımlılık unsuruna odaklanıyor. Zararlı bir ilişkinin içinden uzun zaman boyunca kurtulamamak aslında bağımlılığa işaret ediyor. Bağımlı kişilik bozukluğu bulunan bireyler bu tip ilişkilerin içinde kalmaya daha yatkınlar.

Yaşadığınız ilişki sizin açınızdan bir sevgi alışverişi olmaktan çıkıp bağımlılık ilişkisine döndüğü noktada hastalıklı bir hal alıyor. Narsistle kurulan ilişki de çoğu zaman bu türden aslında. Bu kez onun değil bizim tarafımızdan bakarsak, bizim de bu ilişkide ona karşı hissettiğimiz şey gerçekte sevgi mi yoksa bağımlılık mıydı bunu düşünmeye sevk ediyor bizi.  Bununla birlikte sağlıklı bir birliktelikte olması gereken özellikler ile sağlıksız bir birliktelikte görülen özellikleri çok net ortaya koyması ve detaylandırması açısından oldukça faydalı bir kaynak kitap.

Altını çizdiğim kısımlar:  “Bağımlı ilişkiler yaşayanlar kendilerini tükenmiş hissederler, terk edilmekten korkarlar, eski kötü hisleri tekrar tekrar yaşarlar, diğer insanların duyguları üzerinde güçleri olduğuna inanırlar ve sado mazoşist davranışlar sergileyebilirler. İnsanlara olan sağlıksız bağımlılığın mutlaka psikolojik bir nedeni vardır. Bağımlılık sorunu ancak bu neden bulunduğu takdirde çözülebilir.”

kadin cok severse kitap
Kadın Çok Severse
Yazar: Robin Norwood

Bu kitapta da benzer şekilde kendisine zarar verse de ilişkisine saplanıp kalan, kendini adama kapasitesi yüksek, karşı tarafı delicesine bir tutkuyla ve mantıksızca sevip bağlanan kadınlar ve bu davranışlarının altında yatan nedenler irdeleniyor.

“Onun temel karakteristik özelliklerinden, değerlerinden ve davranışlarından hoşlanmıyorsak, onunla kalmak bize acı veriyorsa ama yine de yeterince çekici ve sevgi dolu olursak bizim için değişmek isteyebileceğini düşünerek ona katlanıyorsak çok seviyoruz demektir” diyor kitapta. Ve bu çok sevme davranışının temelinde yatan nedenler gözler önüne seriliyor. Kendimize objektif bir bakış açısıyla bakmamızı sağladığı için ve ben nerede yanlış yapıyorum sorusunun cevabını öğrenmek isteyenler için tavsiye ediyorum.

Altını çizdiğim kısımlar:  “Çok seven bir kadınla kimliğini saldırganlık ve güç üzerine inşa etmiş bir adam nasıl bir araya gelir? Fazlasıyla kendini adamaya hazır bir kadınla tamamen bencil bir adam nasıl birbirini bulurlar? Tüm bunlar tesadüf değildir. Ailesinde bir çeşit travma yaşamış çocuklar, bunu sonraki tüm oyun aktivitelerinde yeniden deneyimlemeye çalışırlar. Çok seven kadınlarla, çekimine kapıldıkları zararlı erkekleri bir araya getiren o gizemli ve tanımlanamayan kimya budur.”

psikopatin pencesinden kurtulmak kitapPsikopatın Pençesinden Kurtulmak : Sağlığa zararlı insanlardan nasıl kurtulursunuz?
Yazar: Aud Dalsegg, Inger Wesche

Bu kitabı bir narsistle karşı karşıya kalan herkese mutlaka ama mutlaka öneriyorum. Narsizm ile psikopatiyi çok farklı kavramlar olarak görmediğim için bir narsistle birlikte olduğunun farkına varmış ve bu durumdan nasıl kurtulacağını bilemeyen, çözüm arayan herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Kitapta yaşanmış gerçek hikayelerle birlikte psikopatların size nasıl yaklaştıklarını, nasıl hayatınızın kontrolünü ele geçirdiklerini ve bu bataktan kendinizi çıkarmazsanız sonuçta sizi nelerin beklediğini gayet açık ve net bir şekilde ele alınmış. Hem ibret verici, hem de soğuk duş etkisi yaratan bir kitap gerçekten.

Altını çizdiğim kısımlar:  “Psikopat sıklıkla kurbanın zayıf noktalarına, karşılanmamış ihtiyaçlarına, sevgili özlemine ya da bir aile kurma isteğine kulak verir ve kurbandaki eksikliği ona bir armağan olarak sunar. Bir süre sonra bu armağanın koşullara bağlı olduğu ortaya çıkar: “Senin üzerinde güç sahibi olacağım. Benim irademe boyun eğeceksin ve ben seni canımın istediği gibi kullanacağım.” Bu koşul çok ender olarak doğrudan söylenir, daha çok örtülü bir şekilde hissettirilir. Zaman içerisinde armağanlar ve kısıtlamalar arasında gidiş gelişler başlar. Kurban armağanın koşullarını yerine getirmediği zamanlarda psikolojik şiddetle karşı karşıya kalır. Pek çok kurban bu süreçte uyarı lambalarının yandığını hissettiklerini fakat bunu görmezden geldiklerini dile getirmektedir.”

Zor İnsanlarla Başa Çıkma Yolları
Yazar: Ursula Markham

Bu kitapta hayatınızdaki geçinilmesi zor insanın kişilik tipini tespit edip, buna göre o insanla hangi durumlarda nasıl başa çıkabileceğiniz anlatılıyor.  Konu kitapta bol bol örnek vaka ile detaylı bir şekilde ele alınmış. Burada başa çıkmaktan kast edilen zor insanı değiştirip kendi istediğimiz insana dönüştürmek değil, mecburen hayatımızda olan zor insanla iletişimimizde kısa vadede nasıl daha az yıpranabileceğimizin yollarını sunmak.

Altını çizdiğim kısımlar: “Zor insanları değiştirmeniz, bir anda sevimli ve uysal hale gelmelerini sağlamanız mümkün değildir. Onları değiştiremeyeceğinize göre yapabileceğiniz tek şey onlara vereceğiniz tepkileri değiştirmektir. Ne de olsa bu insanlar aynı davranış kalıplarını tekrar ederken incinen ve üzülen siz oluyorsunuz. Her türlü iletişim tepki ve karşı tepkiden oluşur. Bu insanlara verdiğiniz tepkileri değiştirerek kısa süreli de olsa farklı bir karşı tepki vermelerini sağlayabilirsiniz.”

Şema Terapi
Yazar: Jeffrey E. Young

Jeffrey Young tarafından geliştirilen bir terapi yöntemi olan “Şema Terapi” kendisinin yazdığı bu kitapta oldukça detaylı bir şekilde açıklanıyor. Şemalar bizim çocukken geliştirdiğimiz ve kişiliğimizin temellerini oluşturan kendi benliğimize dair inançlarımız aslında. Kimde hangi şemalar mevcutsa kişiliği bunun üzerine inşa ediliyor ve hayat boyu kendi şemalarımız ile etkileşimi olan şemalara sahip insanları hayatımıza çekiyoruz.  Kitapta narsistik kişilik bozukluğu için şema terapiye ayrılmış ayrı bir bölüm var. Burada bir terapistin narsistik kişilik bozukluğuna sahip hastaya ne şekilde yaklaşması gerektiğini detaylıca okuyoruz.  Siz de hayatınızdaki narsiste terapistlik yapmaya çalışıyorsanız faydası olabilir J Ben denedim olmadı ama neyse…

Altını çizdiğim kısımlar: “Yakın ilişkilerde narsistik kişilik bozukluğu olan hastalar, tipik olarak karakteristik davranışlar gösterirler. Genellikle sevgiyi özümseyemezler, ilişkileri onaylama ve geçerlilik kaynakları olarak göremezler. Özellikle en yakınlarındaki insanlara karşı empatik değildirler. Bir şekilde bir adım önde olarak algıladıkları insanlara kıskançlık duyarlar. Hastalar genelde ilişkinin başlangıç aşamalarındaki sevgi nesnelerini idealize ederler ve sonra zaman ilerledikçe partnerlerini değersizleştirirler. Sonunda hasta yakın ilişkilerinde hak görme kalıbı gösterir.”

Kurtlarla Koşan Kadınlar
Yazar: Clarrisa P. Estes
Kurtlarla koşan kadınlar, mitolojik öyküler üzerinden giderek hikayedeki karakterlerin psikanalitik çözümlemelerini sunuyor bize. Bu çözümlemelerin temel mesajı ise; kadınların, kendilerinde doğuştan var olan sezgilerinin gücünü keşfedip onun peşinden gitmelerinin gerekliliği. Bu durum bozulduğunda kaderlerinin ne şekilde olumsuz olaylarla şekillendiğini hikayelerde gözlemliyoruz. Olumsuz durumlar ve zararlı insanların her zaman var olacağı, ancak kendi iç sesimizi doğru zamanda dikkate almayı öğrendiğimizde hikayemizin nasıl değişebileceğini görüyoruz.

Kitapta beni en çok etkileyen ise “Mavi Sakal” isimli öykü oldu.  Mavi sakal, kadın dilinden anlayan, ilk bakışta nazik ve çekici ama aslında güzel olan her şeyi yok etmeye eğilimli, karanlık ve zalim bir hükümdar.  Hikaye mavi sakalın 3 kız kardeşe kur yapmasıyla başlıyor. İçlerinden en küçük ve en tecrübesiz olan kız kardeş Mavi Sakal’ın çekiciliğine ve vaatlerine kanıp onunla evleniyor.
Evlendikten sonra Mavi Sakal kadına evlerindeki bir odaya girmeyi yasaklıyor. Onun dışında istediğini yapabilir. Kadın kocasının bu buyruğuna uzun süre itaat etmez ve seyahate çıktığında gizemli odasının kilidini açar. İçerisi kadın cesetleriyle doludur. Mavi Sakal’ın karısından önceki kadınları. Mavi Sakal odaya girildiğini ve sırrının açığa çıktığını karanlık yüzünün görüldüğünü keşfedince karısını öldürmeye ve diğer cesetlerin yanına göndermeye çalışır. Ancak onu da bir sürpriz beklemektedir…

Altını çizdiğim kısımlar: “Yok edici bir kişi çoğunlukla kadının yaratıcı öz suyunu çalar, onu kendi zevkine ya da kullanımına ayırır. Kadını solmuş, ne olup bittiğini anlamaz halde bırakır. Bu arada kendisi daha da pembeleşip güçlenir. Yok edici kişi, içinde bulunduğu durumu algılamaması için kadının içgüdülerine kulak vermemesini arzular ve bu esnada kadının gözünü boyar. Bu etki altındaki kadın yok edicinin ihtiyaçlarının altında ezilmeye duyarlı hale gelir. İçgüdüleri sağlam kadınlar ise hayatını büyütmek yerine küçülten bir ilişkiye ya da duruma girdiğini anladığında, yok edicinin usul usul yanına sokulmuş olduğunu bilir.

Genç kadın, yok ediciyle evlendiğinde hayatının bir açılım olması beklenen bir döneminde esir düşer ya da denetim altına alınır. Özgürce yaşamak yerine, sahte bir hayat yaşamaya başlar. Yok edici, kadını aldatır ve aslında onu öldürmeyi planladığı halde şu ya da bu şekilde onu kraliçe yapacağı vaadinde bulunur. Tüm bunlardan bir çıkış yolu vardır, ama bir anahtara sahip olmak gerekir.”

Bir Sosyopatın İtirafları
Yazar: M.E. Thomas

Sosyopat bir kadının kendi ağzından yazılmış olan kitap, sosyopatın dünyasını onun gözünden görerek algılayabilmenizi sağlıyor. Kitabı çok beğendim. Anti sosyal kişilik bozukluğuna sahip bir bireyin kendi içinde bulunduğu durumu kendi ağzından anlatması duruma karşı pencereden bakabilmemizi sağlıyor.

Sosyopat,psikopat, narsist üçü de aynı yolun yolcusu ne de olsa. Aralarında da gözle görülür bir farklılık yok. Belki davranış bozukluğu seviyeleri, olayın farkında olup olmama hali ve olayın genetik mi yoksa sonradan mı geliştiği farklı ancak sonuç aynı. 3’ü de aynı davranış kalıplarına sahip. Dolayısıyla narsisti anlamada güzel bir kaynak kitap olduğunu düşünüyorum.

Altını çizdiğim kısımlar: “Davranışlarımı değiştirecek kadar güvende olmayı umursamıyorum. Mantıksız olduğumdan değil. Bir şeyin sonuçlarına katlanmak çok ender olarak gerçek acı veriyor. Benim huzurum her halukarda yerinde. Bu yüzden daha dikkatli davranmaya kalkışmıyorum. Başıma kötü şeyler gelmiyor değil. Ama bunlarla ilgili kötü duygulara kapılmıyorum. Belki bir an pişmanlık ya da endişe duyuyorum ama çabucak aklımdan çıkıyor ve dünya yeniden sürprizlerle dolu oluyor. Ben genelde üzüntüye kapılmam ama kardeşlerim ve dostlarım öyle değil. Kimi zaman umursamazlığım ve bunun başkalarına yansıması onların benden nefret etmesine yol açıyor.”

Tanıdığınız Narsist
Yazar: Dr. Joseph Burgo

Dr Joseph Burgo kliniğine gelen hastalarla yaşadığı deneyimleri narsizmin hallerine göre kategorize ederek kitaplaştırmış. Kitabın ilk bölümlerinde bu hikayeler eşliğinde narsistleri tanımamızı sağlayacak ipuçları örnekleriyle birlikte veriliyor. Bu öykülerde genellikle narsistlerin hayatı "kazananlar" ve "kaybedenler" olarak algıladığını ve kendisini daima kazanan pozisyonunda tutmak için karşı tarafı bilinçli ya da bilinçsizce "kaybeden" konumuna soktuğu görülüyor.

Kitabın son bölümünde, bir narsistle baş etme yöntemlerine değiniliyor. Narsistle baş edebilme yolu olarak aslında narsistin size zarar vermemesi için neler yapabileceğinize değinilmiş. Kişiliğindeki bozukluğun düzelme ihtimali zaten yok ama zararsız hale getirmek için ona sınırlar koymak, kendisini eleştirmemek ve gerçek dışı da olsa sürekli överek egosunu okşamanın işe yaradığından bahsediliyor. Ancak duygusal bir ilişki içindeyseniz ne yaparsanız yapın, nasıl yaklaşırsanız yaklaşın karşınızda size gerçek sevgi ve şefkat gösteremeyecek biri olduğunun bilinciyle bu ilişkiyi sürdürmenizi ya da en iyisi uzak durmak için elinizden geleni yapmanız gerektiği dile getiriliyor.

Kitabın sevdiğim bir yanı da narsizmi anlatmasının yanı sıra narsist bağımlılığına değinmesi. Narsiszmin ne olduğu uzun uzun anlatılmış fakat siz neden onunla birliktesiniz? Kendinizi sorgulamanızı sağlayacak bir kitap.

Yorumlar

Popular Posts

Narsist geri döner mi?

Gerçek Hikayeler

Narsistin beni sevmesini nasıl sağlarım?