Narsisizm Nedir?


Narsizm kişinin kendisini özel hissetme dürtüsüdür.  Ruh sağlığı yerinde olan her insanın kendisini özel hissetmeye ihtiyacı vardır, herkesin kendini bir ölçüde sevmesi ve değerli bulması gerekir. Küçükken kendimize ilişkin algımız sağlam temeller üzerinde inşa edildiyse kendisini seven ve değerli bulan, bununla birlikte yakınımızdaki insanları da özel ve değerli bulup sevebilen sağlıklı narsizme sahip yetişkin bireyler oluruz. 

Buraya kadar her şey normal. Kişilik problemleriyle ilişkili olan narsizm ise kişinin narsizminin olması gerekenden çok yüksek veya çok düşük olması durumlarında ortaya çıkar. Her iki durum da sağlıksızdır.

Narsizmin çok yüksek olması narsistik kişilik bozukluğuna, aşırı yüksek olması sosyopati veya psikopati gibi antisosyal kişilik bozukluklarına, çok düşük olması ise "ekhoizm" dediğimiz kişilik yapısına yol açar. Ekhoistler, narsistlerin tam tersi olarak karşı taraftan mümkün olduğunca az talepte bulunup ne kadar verici olursa o kadar sevileceği inancıyla sürekli başkaları odaklı yaşarlar. Hatayı her zaman kendinde ararlar. Değersizlik hisleri nedeniyle karşı taraftan gelen övgü veya onayı hak etmediklerine inanırlar.


Narsisizmin her iki uç noktasında da temelde özgüven eksiklikleri, kendine verilen değerin çok düşük olması ve kişinin kendini sağlıklı bir şekilde sevememesi yatmaktadır.


Narsizmi çok düşük olan bireyler "hayır" diyemeyen, kendisi hiç bir şey almadan veren, hakkı olan şeyleri bile hak ettiğine inanmayan, kendini hiçe sayıp sadece karşı tarafı düşünen, aşırı derecede fedakar bir tutum geliştirirler. Bunun tam tersi olarak narsizmi çok yüksek olan bireyler ise içlerinde taşıdıkları değersizlik ve özgüven eksikliğini örtbas etme motivasyonuyla bunun tam tersi bir profil çizerler. Her koşulda haklı olduğuna inanan, hiç vermeden hep alan, aşırı bencil, ezici ve yok sayan bir kişilik yapısı geliştirmişlerdir. Değerli hissetmeye duydukları açlığı başkalarını değersizleştirerek bastırırlar. Bunu bilinçli olarak yapmazlar. Bu onların yaralı yanlarını yok saymak için kurdukları bir çeşit savunma mekanizmasıdır.

Narsist nedir?

Narsist, narsizm seviyesindeki yükseklik, kişilik bozukluğu boyutuna ulaşmış olan kişidir.  

Narsist, kendini seven/beğenen veya kendine güvenen insan demek değildir. Kendini aslında sevmediğinden ve değerli görmediğinden, abartılı bir şekilde kendine dönük davranışlar sergileyerek bu açığını kapatma/yok sayma çabasında olan insandır.


Değer ve ilgi görme açlığını dindiremeyen, kendisi haricinde bir başkasının varlığına tahammül edemeyen, hiç bir şeyden tatmin olmayan narsistlerin kendileriyle ve çevreyle olan bu savaşı asla bitmez. İşin tuhafı bu savaşta yara alan kendisi değil, ona en yakın insanlar olur her zaman. Kendisinin yara alma ihtimali yoktur çünkü yıllar önce kalbindeki yara alabilecek her noktayı öldürmüştür.


Narsistin değer algısındaki çarpıklık ona yaklaşan insanlara acı verir. Çünkü narsistler ancak insanları sömürerek, kandırarak, ezerek ve aşağılayarak kendilerini değerli, güçlü ve önemli hissedebilirler. Bizdeki mutluluk kavramının eşdeğeri narsistte "güç"tür. Narsist için mutluluk güç hissidir. Gücünü besleyen şey ise bir başkasının güçsüzlüğüdür. Bilinçaltları eğer birine değer verirse kendisinin değersizleşeceğine inanır. Bu nedenle tüm ilgisini tamamen kendisine yönlendirir ve bir başkasıyla sevgi ve samimiyet temelinde bir ilişki kuramazlar. Bütün ilişkileri yüzeyseldir ve çıkar temellidir. Bu çıkar herhangi bir şey olabilir. İlişkilerine, o ilişkinin varlığının kendilerine o gün için sağlayacağı avantajlara göre değer biçerler. Etkilemek istedikleri insanı önce gökyüzüne çıkarır sonra yerin dibine çakarlar. 

Hedef aldığı insanı yeterince değersizleştirebilmek için önce o kişiye özel tasarlanmış bir insan suretine girer ve onun hayatında yer edinirler. Karakter özellikleri ve zevkleri sizin birinde aradığınız özelliklerin toplamıymış gibi davranırlar. Kendilerinin aradığı özelliklerle ilgili ise sizde hangi özellikler varsa onları sayarlar. Yıllardır beklediğiniz özlemini çektiğiniz ne varsa size altın tepside sunar, kurtarıcınız rolüne bürünür, bunu da aslında sahip olmadığı özellikleri varmış gibi göstererek yapar ve güven kazanırlar. 

Kısacası önce ayağınıza kırmızı halı serer, size uçmayı vaat ettikten sonra da sırf düşüşünüzü izlemek için o halıyı ayağınızın altından bir anda çekerler.


Bir insanın narsist olduğunu söyleyebilmek için aşağıdaki özelliklerin onda mutlaka görülmesi gerekir:
  • Vicdan yokluğu, merhamet duymama
  • Empati kuramama
  • Bencillik
  • Yüzeysellik
  • Her koşulda mutlak bir haklılık duygusu
  • Hiç kimseyi içten sevememe
  • Manipülasyon

Narsist Kelimesi Nereden Geliyor?


Bu terimi ilk kez kullanan Sigmund Freud, bu kişilik bozukluğuna isim verirken Narcissus isimli mitolojik karakterden esinlenmiştir. Narcissus'un hikayesi bize narsizmin her iki uç noktasını anlatır.


Hikaye Olympos ormanlarında yaşayan Echo'nun bir gün ormanda gezinirken yakışıklı avcı Narcissus'a rastlamasıyla başlar. Echo'nun masum bir kalbi, dillere destan bir güzelliği vardır. Görenler ona yaklaşmak, kalbini fethetmek için her yolu denerler, fakat Echo'nun kalbi bir türlü kimseye ısınamaz. Ta ki Narcissus'la karşılaşana kadar...


Hikayeye göre peri kızı Echo, Narcissus'a görür görmez vurulmuş. O güne kadar aradığı ne varsa Narcissus'ta bulduğunu düşünmüş. Yıllardır beklediği insanı buldu sanmış. Narcissus yaklaştıkça Echo'nun yüreği erimiş. Kimseye ısınamayan kalbi yanmış, kül olmuş. Ona baktıkça aklı başından gitmiş. Sesine ses olsun diye, gözüne göz olsun diye günler geceler boyunca dualar etmiş. Oysa ki avcı Narcissus peri kızını görmüyormuş bile. Onun hayalindeki tek yüz kendi yüzü, cevap verdiği tek ses kendi sesiymiş. Echo'ya baktığında gördüğü tek şey gözbebeklerindeki kendi yansımasıymış.


Echo zaman içinde Narcissus'a derdini anlatmak için elinden ne geldiyse yapmış fakat başaramamış. Narcissus kendisini görsün istedikçe sararıp solmuş bir avuç kalmış, duysun istedikçe konuşamaz olmuş. Eriyip bitmiş. Sonunda kendi varlığını tamamen kaybetmiş, sadece Narcissus'un dediklerini tekrar eden bir ses, bir yankı kalmış ondan geriye. Bu gün bu sese "eko" diyoruz. Ekhoizm kelimesi de buradan geliyor.


narcissusHikayenin sonunda hepimizin bildiği gibi Narcissus nehirde kendi yansımasına bakarken duyduğu delice arzuyu bastıramayıp, suda gördüğü surete ulaşmak için daldığı nehirde yalnız başına boğulur. Hayatı boyunca kendinden başka herkese kör olup, kendine duyduğu tutku derecesinde sapkınlığın peşinden giden tüm narsistler için de kaçınılmaz son budur. 

Narcissus'un boğulduğu yerde bembeyaz yapraklı bir çiçek açar. Narcissus'un anısına bu çiçeğe nergis ismi verilir. Görüyoruz ki gerçek güzellik ve sevgi ancak bir kişinin kendisine karşı duyduğu sapkınlık derecesinde ilgi sona erdiğinde yeşerebilecektir.

Yorumlar

  1. Bunun tablosunu salonun ortasına yaptırıp asmayı düşünmüştüm bir ara.İbreti alem olsun diye.Ama üzücüdür.Terk edilme korkuları vardır ve bu gerçek bir korkudur.O yüzden en sonunda korktukları başlarına gelcek diye düşünüyorum.Kimse bir egoyu bu kadar çekmeyecek ve bunları terk edip gidecektir.kralın ölümü diye bir kitap varmış bunları anlatıyor diye duymuştum yada okumuştum bilemiyorum

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popular Posts

Narsist Yakınlarının Hikayeleri

Narsist Geri Döner Mi?

Narsistin Beni Sevmesini Nasıl Sağlarım?