Psikopatın Aşkı

2 yıldır beraber olduğum erkek arkadaşımın kişilik bozukluğunu araştırırken internette sayfanıza denk geldim. Okuduklarımdan anladım ki olaylar farklı olsa da bu insanların kurbanlarına yaşattıkları acı ve verdikleri o koyu, karanlık hisler aynı. Bunun üzerine ben de kendi hikayemi yazmaya karar verdim. Hem unutmamak, hem de bununla karşılaşacak kişilere yardımcı olmak için.

Öncelikle biraz kendimden bahsetmek istiyorum. Ben eşinden yıllar önce boşanmış bir müzik öğretmeniyim. Eski eşimle maddi manevi bir sıkıntımız olmamasına rağmen duygusal anlamda eksiktik. Ve evliliğimiz beni aldatmasıyla son buldu. Bir kızım var ve inanın boşandığım süreç dahil hayatımın hiç bir döneminde narsistle birlikte olduğum zamanlardaki kadar acı çekmemiştim… Boşandıktan sonra da hayatıma insanlar girdi. Onların da hiçbirisi bana bu acıyı yaşatmadı çünkü kendine güvenli ve kararlı yapım ve taviz vermeyen bir duruşum vardır. Vardı daha doğrusu. Ta ki bu ruh hastasıyla tanışıncaya kadar...

Onunla ilk 3 ayımız rüya gibiydi. Yıllardır aradığım aşkı bulmuştum. Sanki kalbimi açmak için yıllardır onu beklemişim gibi hissediyordum. O günlerde her gün hızlıca işlerimi bitirip soluğu onun yanında alıyordum. O da inanılmaz huzurlu olduğundan bahsedip evlilik planları yapıyordu benimle. Ama ben evlenmek istemiyordum bir tuhaflık vardı, hissediyordum...

Sizin de yazdığınız gibi tüm sosyal medya hesaplarında tek başına hayatın tadını çıkartan resimleri vardı. Uyduruk bir AVM’de içilen bir kahve bile büyük bir eğlence şeklinde ilişkimizin  başından beri sosyal medyasında dönüp  duruyordu. 50 yaşında bir adamın durmadan resim ve konum paylaşması çok saçma geliyordu bana.

Bir gün durduk yere, kızın bizle yaşamasın, babasında kalsın dedi. O kadar bencildi ki bunu söylerken inanamadım. Bunun üzerine onu terk ettim.

Sonrasında  neler yaptı tahmin edebilirsiniz, yok yanlış anladın ne kadar fevrisin v.s.. gibi laflarla günlerce beni ikna etmeye çalıştı. Ben de belki gerçekten yanlış anlamışımdır, fazla mı tepki gösteriyorum acaba diye düşünerek tekrar denemeye karar verdim.

Bir gün beni aradı “Bir şeyler alacağım AVM’den bana eşlik eder misin?” diye sordu. Arabama binip gittim. Bu arada kendisi kapımın önünden geçerdi, arabanı alma ben seni alırım demezdi hiç. Böylesi bencil bir adamdı. Hatta arabamı kullanıp kaza yapmıştı ve tamir ettirmemişti. Kavga edip yine ayrılmıştım. Neyse o gün AVM’ye gittik birlikte. Mağazalara bakıyorduk. Bir mağazada şapka beğendi, bu arada beğendiği şapka 300 tl. Evini görseniz çöp ev, ama üstü başı marka. Cebinde 10 tl yok ama tarz. O gün “Aşkım bana şapka alsana”, “Bak ne kadar yakıştı değil mi bana?” gibi söylemlerle bana şapkayı aldırtmaya çalıştı. Bana jigolo tutmuşum gibi davranmaya çalışıyordu. Bu arada benden 7 yaş büyük biri. Bu tavırlarını fark ediyordum fakat o 3 ayın geri geleceğine olan inancım nedeniyle sabrediyordum. O gün şapkayı almadık ancak ona markalı pahalı bir tişört aldık, evime gittim.

O günlerde ben kendi arkadaşlarımla tatil planı yapmaya çalışıyordum. Bana “Sen tatil yap, biz çalışalım” diyerek laf söylüyordu. Ama ben içimden deli gibi, "Ben de geleyim seninle" demesini istiyordum. Ancak o günlerde çalışıyordu, izin alamazdı ve Eskişehir’deydi. En azından ben öyle zannediyordum. Ertesi gün Facebook’u açtığım gibi gördüğüm manzara karşısında şok geçirdim. Onun sayfasından bir paylaşım yapılmıştı. Bir ay önce ikimizin birlikte gittiği İzmir’deki otelde, bir grup insanla birlikte, yanında eski sevgilisi, omzunda eli… Üstünde dün ona aldığım markalı tişört...

Birlikte gittiği gruptan bir kişi onu etiketlemiş, bilemeden yayınlanmış bir resim…

Arıyorum telefon açılmıyor… Sonradan öğrendim ki kendi adına 2 facebook, 2 tane de intagram hesabı varmış. Birinde ben, diğerinde o kadın ekliymişiz. Bu olayın üstüne ondan tekrar ayrıldım tabi ki... Her yerden sildim engelledim. Bu süre içinde beni çok aradı ama asla dönmedim, iletişimi tamamen kestim.



6 ay sonra hayatıma dünya tatlısı birini aldım. 2 ay olmuştu ve bana çok değer veriyordu. Kariyerli, yakışıklı ve çok ilgili birisiydi. Benim narsist bu durumun kokusunu aldı. Takip etmiş güya beni, buna inanmıyorum ama beyanı bu yönde. Okul çıkışı yanıma geldi ve son kez konuşmak istediğini söyledi. O kadar güçlü ve mutluydum ki onu kıskandırmak, neyi kaçırdığını göstermek için hayatımın en büyük hatasını yaptım. Gerçekten çok büyük bir hataydı...

Bir cafede oturduk önce. Bana beni unutamadığını, beni aldatmadığını söyledi. Elbette inanmadım. Sadece ona neyi  kaçırdığını göstermek ve karşısında salak olmadığını hissettirmek istiyordum. Hesabı masaya istedi ve sonrasında ben hızlıca arabama yöneldim. Otoparka uzak bir yerdi oturduğumuz mekan, ne yaptı etti bilmiyorum arabamın yanında bitiverdi bir anda. Ve arabanın içindeki yeni sevgilime yaptığım kurabiye tabağını görüp delirdi. 

Gidemezsin, benimsin sen diye bağırmaya başladı. Onu ittim ve sadece gitmek istedim oradan. Zayıflamıştım his olarak ona karşı, eski bağımlılığım kalmamıştı. Biraz daha konuşursa ölüverecekmişim  gibi hissediyordum. Ama kararlıydım. Zor kullandı ve beni otoparkta arabaya dayayıp öpmeye başladı. Bunları yaparken bir yandan da ağlıyordu... İttim, karşı koymaya çalıştım ama bir güç çekiyordu beni yine ona… Yine de direndim ve kurtuldum elinden. Yani öyle sandım.

Bir anda arabamın anahtarını ve çantamı hışımla elimden aldı ve arabasına koydu. Bin dedi hayır dedikçe beni zorla aracına bindirdi dolandı durdu. Yeniden “Sen benimsin, o adam da kimmiş” zırvalıklarını dinledim arabada. Sonra evine gittik. En kötü deneyimimi o gece yaşadım. Sadece konuşacağız sonra bırakıcam seni diyerek söz vermişti bana. Ancak öyle olmadı. O akşam direnmeme ve asla istemememe rağmen bana zorla tecavüz etti. Doğru duydunuz maalesef ben bunu da yaşadım bu adamla. Bana bu kötülüğü de yaptı. Ağladım bağıra bağıra. Neler yaşadım bilemezsiniz. Ve yüzünde hiçbir ifade yoktu. Buz gibi soğuk bakışlarla ağlamalarımı izledi.

Bu olaydan sonra tabi ki hayatıma aldığım adamdan da anında ayrıldım ve bu bitmek bilmeyen sevgi mi sapkınlık mı ne olduğunu hala çözemediğim iğrenç süreç başladı. Tecavüzün ardından 1 hafta ağır bir depresyona girdim ve evden dışarı dahi çıkamadım. Bu süreçte sürekli beni arayıp yalvarıyordu tekrar barışmamız için, affetmem için. Ah ne yaşadım, nasıl oldu ben bile bilemiyorum... Kader ağlarını ördü ve celladına aşık olan bir kurban gibi yeniden kendi sonuma doğru ilerlemeye başladım. Sonunda ısrarlarına dayanamadım ve tekrar barıştık.


Aşk gösterileri, 7-24 yanında olmak istemeleri, birlikte gidilen tatiller… Başlangıçta her şey yine çok güzeldi. Hatta ilk kez paraya kıyıp bana bir parfüm bile aldı. Kendisi normalde çok cimri ve tutarsızdır. Bir gün lüks bir barda 2 çay(barda çay) içmiştik, 5 tl’si yokmuş. Hiç utanmamıştı garsondan, ben vermiştim. (Bu arada bu sıkça olan bir şeydi, hep param yok diye gezerdi) Ertesi gün kendine en son çıkan telefondan almıştı hiç unutmam.

Bu seferki barışmamızdan sonra her yere birlikte resimlerimizi de koydu, benim de koymam için rica etti ama benim bir işim, bende ekli velilerim ve çocuğum var. Bu nedenle bu istediğini yapamadım diye delirdi. Kavga çıkardı bir süre sonra ve benim resimlerimi de sildi sosyal medyasından.

Doğum gününde ortadan kayboldu. Mesajlarıma cevap vermedi, aradım açmadı. Sonunda ortaya çıktı yine bin tane yalanla. Ailemleydim açamadım vs deyince ben de konuyu çok uzatmadım. Yeniden her şey normale dönmüştü.

Günlerden bir gün bana bir bayandan mesaj geldi. Gürkan Bey’le ilgili sizinle görüşebilir miyim diye. Kadınla internetten arkadaşlarmış. Başka bir bayan aracılığı ile tanıştırılmışlar ve imam nikahlı olarak evlenmişler. Çarşamba günü de resmi nikahları varmış!!!

Şok oldum! Sevgilim, birlikte olduğumuzu düşündüğüm adam bir başkasıyla evleniyor. Hem de aramız düzelmişken, sürekli benimle olmak istediğini söylerken ve biz ayrılmamışken. Ve benim bu durumdan haberim dahi yok. Ben hiçbir şeyden habersiz normal hayatıma devam ederken adam meğerse düğün hazırlıkları yapıyormuş. Kadın bana mesaj atmasaydı belki de evlendikten sonra da bana bir şey söylemeden sevgilim olarak yanımda kalmaya devam edecekti! Nasıl bir insan türü bu aklım almıyor.

Kadının bana mesaj atma nedeni Gürkan’da bir güvensizlik sezip araştırmaya karar vermesiymiş. Bu kişi bir iş kadınıymış, zenginmiş ancak Gürkan kendisinden para isteyince kadın da “Acaba bu adam benimle param için mi beraber” diye şüphelendiği için eski sevgilisi olarak beni aradı. Ama ben eski sevgilisi değildim ki. Hâlâ beraberdi benimle... Ama kadına eski sevgilim demiş benim için.

Kadının bu şekilde Gürkan’a 130 bin lirasını kaptırdığını öğrendim. Sonuçta bu mağdur hanımla arkadaş olduk ve birlik olup ona bir oyun oynamaya karar verdik. Yüz yüze gelip suratına tükürecektik. Sonra bu hanım bundan vazgeçti ve ben de kadınla birlikte çekilen resimlerini Gürkan’a atarak ondan ayrıldım. Ağır cümlelerle. Onlar ne yapıyorlar bilmiyorum.



Bu süreçte en çok ağırıma giden şey ise arkamdan konuştukları oldu. Kadına benimle ilgili “Bana o kadar takıntılı ki, bu nedenle ikimizi ayırdı. Saplantılı kişilik bozukluğu var onda. Tedavi oldu benim için. Korkuyorum ondan, kurtar beni ne olur” demiş. Arkamdan  bunları konuşuyor olması ve benim acımla eğlenmesi çok canımı acıttı. Çok bencil, sevgisiz ve umursamaz biri. Allah, bir çiçeğe bile ruh katarken, sevgi verirken nasıl böyle vicdansız ve merhametsiz bir canlı yaratır hayret ediyorum.

Şuanda onunla bütün iletişim kapılarımı kapattım. Her yerden engelli linkedinden bile beni takip etmeye çalışıyor... İlk aylarda her gün 3-4 kez SMS geliyordu aradığı için. Engellediğim halde haber almak her gün onu hatırlamak beni çok zorluyordu. Canım o kadar acıyordu ki size anlatamam. Tüm bu olanlara rağmen hala mahalleme gelip arada sırada bir de “Şşşt”  diye arkamdan sesleniyordu. Hiç yüzü kızarmıyor. Yaptıklarından, olanlardan hiç utanmıyor oluşuna hayret ediyordum.

En sonunda polise gittim. Polis kendisini arayıp durumu anlattığında onlara ne dese beğenirsiniz? "Bu kadın ruh hastası. Ben başkasıyla evlenme sürecindeyim. Bana kafayı taktı. Takip ediyor, ulaşmaya çalışıyor, yakamdan düşmedi. 1 aydır kendisiyle tek bir iletişimim dahi yok. Ona söyleyin lütfen beni daha fazla rahatsız etmesin.”…

Bu olayın arkasından bir tane mesaj geldi kendisinden. Başka bir numaradan. “Polis hakkında işlem başlatacak akıllı ol” diye yazmış. O numarayı da hemen engelledim. O zamandan beri de kendisinden bir daha haber almadım.

Kendimi toparlamaya çalışıyorum halen. Bana yaşattığı acıyı ve bu yaşanmışlığın izlerini silmek kolay değil. Durumu anlattığım herkesin beni suçlamasından dolayı insanlarla da paylaşmıyorum artık. Böyle bir insanla karşılaşanlara tavsiyem karşınızdaki insanda bir tuhaflık olduğunu biliyorsanız arkanıza bakmadan kaçın derim. O ilk günlere dönülecek umuduna kanıp düzelir diye tekrar tekrar şans vermek daha büyük acıları kabul etmekten başka bir anlama gelmiyor ne yazık ki. Başınıza daha da kötüsü gelmeden uzak durmanızı diliyorum.

SONRAKİ HİKAYE

Yorumlar

Popular Posts

Gerçek Hikayeler

Narsist Geri Döner Mi?

Narsistin Beni Sevmesini Nasıl Sağlarım?