Narsistle 3 Sene

Şimdi senin benim yardımıma ihtiyacın var ama,
Kusura bakma bu hayatta benden daha değerli bir şey yok, 
Kendini toparladıktan sonra gel beni de toparlarsın,

Tam olarak 3 yıllık ilişki yaşadığım adamdan duyduğum son cümlelerdi bunlar. Bazı anlar varmış gerçekten, başından aşağı sanki soğuk bir su dökülüyor. Kulağımda bir telefon ve sanırım bu cümlelerden çok daha fazlasını söyledi.Hatırlamıyorum...Donup kalmıştım.Telefonu yüzüne kapattıktan sonra elimde telefon tavana ne kadar süre baktığımı bilmiyorum.Şans eseri gecenin o saatinde bir kız arkadaşım aradı,açtım ben kıpırdayamıyorum dedim ve sağ olsun beni o koltuktan kaldırıp konuşacak hale getirdi.

Öncelikle şunu kısaca belirtmek istiyorum. Beni yıkan bu cümleler değildi. Bunu bana söyleyen kişiye 3 yıl boyunca maddi manevi her konuda sonuna kadar yardım etmiştim. Bir şekilde 2,5 yıl sonra maddi olarak çok iyi bir konuma geldikten sonra artık benimle ilgilenmek yerine başka kadınlarla internetten flört etmeye başlamıştı. Bunu  kaldıramayacağımı söyleyince bitsin deyip ayrılmıştı benden. 3 ay sonra bir anda arayıp bensiz yapamayacağını söyleyip geri gelmişti. Barıştıktan yaklaşık bir saat sonra antidepresan kullandığımı ve iş yerimin iflas etmek üzere olduğunu öğrendi. Ve yukarıda yazdığım o cümleleri yaklaşık 3 gün sonra söyledi. Ve bundan daha kötüsü 1 ay sonra ilk defa bir ilişkisini internetten ilan etti. Beni 3 yıl boyunca gizlemiş ve istediğimde yapmamıştı. İki gün sonra o kadını silip aynı gün başka bir kadınla ilişkisini resimlerle ilan etti ve hayatımın kadını yazdı. Kaç gün yemek yiyemediğimi hatırlamıyorum, ya tavana bakıyor yada yatağın içinde titriyordum. Kimse anlamadığı için de herkesten uzaklaşıp kendimi eve kapatmıştım.

Tam olarak neydi beni bu hale getiren bilmiyordum. Herkes ilişki yaşayabilir ve bitebilir, herkes insanlar konusunda yanılmış da olabilir. Ama burada farklı bambaşka bir şey vardı. Ne ben anlayabiliyordum. Ne de bir dostuma ailemden bir kişiye anlatamıyordum. Herkesin verdiği tepki bitti bu ilişki ama sen aylardır neden kendini toparlayamıyorsun? Bence sorun sende diye bitiriyorlardı konuşmayı. Ta ki yaklaşık bir ay önce internette dolaşırken narsizm, sosyopati gibi kelimelerle karşılaşmamla bambaşka bir süreç başladı. Şaşkındım. Tarif edilen kişi o, yaşanılan süreçler aynı ve benim yaşadıklarımı kendime dahi tarif edemediğim duyguların tarifini okuyordum. O ana kadar hep kendimi suçluyordum. Onun dediği gibi ruh hastasıydım ve bu ilişkiyi bitirecek tüm hataları ben yapmıştım.

Özellikle sizin sayfanız anlamamı çok kolaylaştırdı. Kendime sorduğum neredeyse her soru başlık halinde açıklanmıştı. Bunun için size çok teşekkür ederim.

Bu ilişki biteli yaklaşık 3 ay oldu. Ama ben maalesef hala toparlayamadım. Hala her gece saatlerce tavana bakıyorum. Narsizm ile ilgili okuduklarım ilk anda iyi geldi ama sonrasında beynim bir fotoğraf makinesi gibi çalışmaya başladı.Sürekli gözümün önüne bunları destekleyecek görüntüler geliyor. Ve bilinçaltı hiç susmuyor.

Yaşananlar bu kadar basit miydi? En ağır olanı neydi?
Bir narsistle beraber olmak mı?
İşi bitince ve artık alacağı kalmayınca arkasına bile bakmadan koşar adım kaçması mı? 
Hiç zaman kaybetmeden kendisine büyük bir hızla yeni bir av bulması mı?
Maddi ve manevi bitmiş olmam mı?
Sebebini bilmediğim ağır bir depresyon geçiriyor olmam mı?
3 yıl boyunca aşık olunduğuma ve çok sevildiğime inanmam mı?
Kıskandığım hiç tanımadığım bir kadın olması mı?
Hiç kimsenin beni anlamaması mı?
Bütün kurulmuş hayaller mi?
Kullanılmış olmak mı?
Geçen 3 yıl mı?
Aslında hiç sevilmemiş olmam mı?
Yoksa kurtulduğuma sevinmem mi?

Önce yazmalıyım yoksa toparlayamayacağım dedim ama başaramadım. İlk defa size yazıyorum.

3 yıl önce hiç tanımadığım bu adamı gördüğüm anda donup kaldım. Bir şey vardı sanki onu yıllardır tanıyor gibiydim. Ve başladı bu ilişki. İlk 3 ay her şey mükemmel. Aynı şeylerden zevk alıyorduk ve yapmak istediğimiz her şey neredeyse aynıydı. Müthiş ilgili bir adam. Günde belki en az 10 kere arıyor, saatlerce konuşuyoruz telefonda. Bu dönemde çok kıskançtı. Giyimim, konuşmalarım her şeyi kıskanıyordu. Dozu yüksek de olsa çok hoşuma gitmişti. Böylesine sahiplenilmek ve ilgi görmek çok iyi hissettirmişti. Sonrasında onunla ilgili öğrendiklerim belki kaçarak uzaklaşmamı gerektiren şeylerdi ama ben kalıp değişeceğine inanmayı seçmiştim. Öncelikle maddi olarak bitik durumdaydı. Elimden geldiğince destek oluyordum. 3 yıl boyunca belki 2 yada 3 kere buluştuğumuzda hesap ödemiştir. Hep ben karşılardım ve elimdeki tüm parayı ona verirdim. İnanmıştım ona çok zor durumdaydı ve elbette toparlayacaktı. O kadar vicdanlı bir adamdı ki asla bugünleri, bu acıları onun için yapılan tüm fedakarlıkları unutmayacaktı.

Onu merak eden ailem arkadaşlarıma onu hep aynı cümlelerle tarif ederdim. O adam gibi bir adam ve yaşadığım tüm acılardan sonra Tanrı'nın bana armağanı derdim.

Sonra uyuşturucu kullandığını ve kumar oynadığını öğrendim. Ama bunları bırakmak kurtulmak isteyen bir adam vardı karşımda. Nasıl gidilebilir ki? Seninleyim dedim. Bitecek bugünler dedim.

Ve başladık kumar borçlarını ödemeye... Hiç bitmedi. Çünkü ödemek için yine kumar oynuyor, borç daha da büyüyordu.

Sadece her gece dualar okuyup Allah'a yalvarıyordum. Hem de ne yalvarmak, ağlayarak bize yardım et diye dualar okurdum.

Bir anda çok büyük bir iş fırsatı doğdu ona. Başka bir şehre gitti. Oldukça iyi para kazanmaya başladı ve lüks bir hayat yaşıyordu.

Buraya kadar her şey benim açımdan da yolundaydı. Hatta mutluluktan uçuyordum. Sadece telefonda konuşuyorduk, hala ilgiliydi ama bir şey devreye girdi hayatımda.: Sosyal medya. Uzun bir süre internetten onu izledim. Çok garip kadınları ekliyordu. Hepsi cinsel içerikli ve tuhaflardı. Uzun bir süre izledim ve sonunda dayanamayıp sordum. O kadınları küçümseyici, aşağılayıcı cümleler söyledi. Ama flört ettiğini kabul ediyordu ve öyle bir konuşuyordu ki benim bunları kabul etmem gerekiyor ve hatta gülüp geçeceğim şeyler gibi anlatıyordu.

34 bedendim ama kilomdan şikayetçiydi. Sürekli rejim yapar bir hale gelmiştim. Kendimi çok çirkin buluyordum. Bu durum o kadar ileri gitti ki artık evden çıkmak istemiyordum. Sabahları uyandığımda aynaya dahi bakamıyordum.
Artık sabahlara kadar cluplerde eğleniyordu. Kıskançlık yaptığımda sen hastasın en iyisi doktora git parasını ben vereceğim gibi cümleler kurmaya başlamıştı.

Bu durum 1 sene devam etti. En son noktada artık işe gidecek gücü dahi bulamıyordum. Aynı pantolonu 1 ay giymiştim. Değil yeni bir kıyafet; dolaptan almak, saçımı dahi tarayacak gücü bulamıyordum. Ama çalışmak zorundaydım ve bir psikiyatri bölümüne gittim.

Burası çok enteresan.Doktora anlattıklarım onun beni suçladığı cümlelerdi.Şimdi fark ediyorum bunu. Onun sözlerini kendi düşüncelerim olarak aktarmıştım. Harika bir ilişkim var, ama çok çirkin hissediyorum kendimi yataktan kalkacak gücüm yok gibi.

Bunun üzerine depresyon teşhisi ile antidepresan kullanmaya başladım. Bunu ona söylemedim. Ben hastaydım ve o haklıydı. Bunu gizlice çözüp eski güzel günlerimize döneceğimize inanıyordum.

Sonunda onun bu hayatına katlanamadım. Yapılan bir kıskançlık mesajlaşmasında "Bitti" yazdı. Tek kelimesi ile bitti bu ilişki.

Aylarca sersemlemiş bir şekilde ortalıkta dolaştım. Nasıl olur da böyle biter diye, sonunda yazdım ona "Bunu bize neden yaptın?" diye. Aldığım cevaplar inanılmazdı...

"Seni asla affetmeyeceğim. Ayaklarımı yıkadığım suyu dahi içsen sana dönmem. Ayaklarıma kapanıp yalvaracaksın ama yüzüne bile bakmayacağım" yazmıştı.

Şok olmuştum. Ona yaptığım bir yanlış yoktu. Hatta o beni aldatmasına rağmen hakaret dahi etmemiş sadece ağlamıştım telefonda. Neden böyle konuşuyordu anlamıyordum. Tek bildiğim ben suçluydum ama ne yaptığımı bilmiyordum. Belki en avantajlı olduğum konu bu adamla aramda güçlü bir cinsellik yaşanmamıştı. Yani cinsellik sadece onun tatmin olması üzerine yaşanıyordu. 3 sene boyunca birlikte olduğu kadının vücuduna bakmadan hatta dokunmadan sadece içine girerek tatmin oluyordu. Bunu internetten o dönemde çok araştırmıştım ama maalesef hiç bir şey bulamamıştım. Hep bir tuhaflık olduğunu hissediyor, ama tarif edemiyordum.

Ayrıldıktan yaklaşık 3 ay sonra bir gece arayıp beni çok sevdiğini söyleyip yeniden devam etmek istediğini söyledi. Ben sadece gözlerimi kapatıp sesini dinliyordum. Yeniden başladık ve yazının en başında bahsettiğim gibi 3 gün sonra da bitirdi. Bu sefer daha büyük bir acı vermişti. Üstelik büyük bir hızla bir anda hayatına yeni birilerini alıyordu.

En çok şaşırdığım şey kadınların hiçbir ortak yanı yoktu. Hepsi kiloluydu üstelik. Saçımdan tut vücudumun her yerini eleştiren adam benden daha kilolu kadınlar seçiyordu.

3 yıl önceki benle şimdiki ben arasında hiçbir benzerlik yok. Maddi ve manevi olarak bitmiş durumdayım. O kızla hala birlikteler, o maddi olarak çok iyi bir durumda. Hatta evleniyorlar sanırım. En son kızın gelinlik ve düğün yerleri baktığını gördüm ve o günden sonra onları takip etmeyi bıraktım.

Aynanın karşısına geçip ayağa kalkacaksın, sakın korkma dediğim, onları izlemeyi bıraktığım ve sizin sayfanızı tesadüfen okuyup narsizm ile tanıştığım gün aynı gün oldu.

Tüm yaşadığım bu tramvayı anlatmaya çalışmak ve ilk defa yazıya dökmek çok zor oldu benim için. Belki ifade etmekte zorlandığım milyonlarca detay daha var ama yazmak çok zor şuanda benim için. Dilerim bir başkasına yardımcı olur bu yazdıklarım.

Size çok teşekkür ederim,

SONRAKİ HİKAYE

Yorumlar

  1. Merhaba ben de aynılarını yaşadım .Bir polis memuruydu borçları vardı tek derdi emekli olmaktı tanıştığımızda emekli olmasına 3 sene vardı.Ayrı şehirlerde yaşıyorduk telefonla daha çok görüşüyor ayda bir yada 2 kez beni görmeye geliyordu.Bunalımdaydı çünkü hep maddi sıkıntıları vardı.2.5 sene telefon faturalarını ödediğim yetmez gibi bir de her ay ona para yolluyordum.Para istekleri asla bitmedi .Tartıştığımızda asla beni aramıyor terk ediyor sonra bir mesajla ona geri dönüyordum.Onu anlamaya çalıştım maddi borçları bunaltıyor diye düşünüyordum.Nişanlandık istekleri bitmedi emekli olmasına 3 ay kala ayrıldık dedim ama onu sevdiğimi biliyordu bir gün sadece aradı emekli oldum dedi ve bir daha asla aramadı sormadı tüm zor zamanlarında onun yanında oldum maddi anlamda neler neler verdim doymadı vefa yok empati yok bu insanlarda allah bir daha karşılaştırmsın.Bir travma yaşattı bana .Dugularımla oynadı her anlamda sömürüldüm haklarımı hellal etmiyorum

    YanıtlaSil
  2. Merhaba, geçmiş olsun,ben bir psikopatın ağından kısa zamanda kendimi kurtarabildim.Bana onu çok sevdiğimi söylediğimde "işin zor","dönüşü olmayan bir yola girdin" ve "beni iyice tanıyınca benden birdaha hiç vazgeçemiyeceksin" gibi sözler derdi.Love bombing aşamasında insan o kadar transa giriyor ki,bu lafları ciddiye almıyor. Adeta uyuşturuluyorsun ve iyice bağlandıktan sonra asıl işkence başlıyor.Bunu yaşamayan anlayamaz gerçektende.Ama bu uyuşturucudan kurtuldum nihayet,sevgi değildi sadece bir bağımlılıktı.Bütün oyununu en ince detayına kadar çözdüm,kişiliğini didik didik ettim ve hala yeni yeni parçalar keşfediyorum.Kendimi de sorguladım ve geçmişimde bir çok travma yaşadığımı ilk defa anladım.Tabii bunu bir terapi aracılığıyla kabullendim.Bu deneyimi yaşayıp,konu hakkında bilgi edindiği halde, hala kendini toparlayamayanlar için kesinlikle bir travma terapisi öneririm,yoksa atlatmak çok zor.Onda bir anormallik olduğunu anlamıştım, sanki içinde iki ayrı insan vardı ama öyle değilmiş.Aşık olduğum kişi aslında sadece bir ilüzyonmuş,bana olmayan bir kişiyi oynamış.Onda antisosyal kişilik bozukluğu olduğunu sonradan anladım,çok araştırdığım halde sadece ondan soğudum ama bunalımdan tamamen çıkamadım.Terapiden sonra daha iyiyim.Çünki sadece mantıkla halledilecek bir sorun değil,bilinç altı ile irtibata geçilmesi gerek.Ben bu süreçte çok şey öğrendim.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popular Posts

Narsist Yakınlarının Hikayeleri

Narsist Geri Döner Mi?

Narsistin Beni Sevmesini Nasıl Sağlarım?