Ziyan olan 4 yılım


Merhabalar

Öncelikle bu yazıyı yazmak için çok düşündüm ve ben buradaki hikayeler sayesinde o kişiyi tam olarak tanıdım ve sizlerin de belki benim hikayemden kendinize pay çıkarıp biran evvel o kişiden kurtulmanızı dilerim.

Her şey üniversiteye bir yatay geçişle yeni gelen özgüven patlaması yaşayan ama çok ağır efendi sessiz bir çocuk ile başladı. Derste o kadar iyi efendi duruyordu ki beni çok etkilemişti. Çok yakışıklı değildi belki ama benim içimde hep var olan bir özgüven eksikliği olduğu için bu durumu önemsememiştim. Çok neşeli hayat dolu sosyal ve müzik aşkı ile dolan biriydim.  Arkadaş ortamımıza girmesiyle gezilerimize katılır olmuştu. Çok bakımlı, giyimine özen gösterir, düzenli ve temizdi. Öyle centilmendi ki bir kadın başka ne isterdi? Yanında kendimi çok güvende hissediyordum. Yavaş yavaş tanımaya araştırmaya başlamıştım onu. Böyle bir çocuğun fazlasıyla arkadaşı olmalıydı ama yoktu, arkadaşlarıyla bir fotoğrafı bile yoktu sosyal medya da. Önemli değildi belli ki fotoğraf çekimini sevmiyordu. Her şeyine bir kılıf uyduruyordum çünkü onu kaybetmek istemiyordum. 

Beraber uzun uzun vakit geçirmeye başlamıştık. Yalnız geziyor ve kimseye söylemiyorduk ve görülmek de istemiyorduk. Biraz fazla yobazdı sanki ama ben onu değiştirecektim, herkesin dönüm noktası olurdu ve ben de onun dönüm noktasıydım. Sürekli dinden, kapalılıktan bahsediyordu sanki dini sadece kadının kapalı olmasına bağlıyordu. Hiç güzel ahlaktan bahsetmiyordu ama ben onun öyle çok ahlaka sahip olduğuna inanıyordum ki. Beş vakit namaz kılan ağzından Allah ismi düşmeyen biri öyle olmalıydı. Açıktım biraz da dikkat çekiyordum; giyimimle, saçlarımla, fiziğimle... Eşini kapalı isteyen biri beni sevmişti demek ki beni kabullenmişti diye düşünüyordum. Beni olduğum gibi seviyor, bırakmıyor bana kendimi özel hissettiriyordu. 

Paylaşımlarımız arttı ve arkadaşlığımız sevgililiğe taşındı. Öyle güzel etkileyici konuşma ile sevgili olmuştuk ki her şeyi düşünmüştü; hediyeler, çiçekler, gittiğimiz mekan da dahil çok emek vermişti. Hayır demem ne mümkün böylesine mükemmel bir erkek bana Allah’ın hediyesiydi. İlk başlarda her şey mükemmeldi verdiğim konserde bile en önde izlemişti beni demek ki beni gerçekten olduğum gibi kabullenmişti. Aradan zaman geçtikçe yavaş yavaş sinyaller vermeye başladı ama ben hep kılıf buluyordum. Baskılıyordu, fazlasıyla kısıtlıyordu. 


Giyimime karışıyor, konuştuğum erkek arkadaşlarımla arama mesafe koyuyor ve sosyal medya hesaplarımdan erkeklerin hepsini siliyordu. Çok seviyordu ya ondandı bu olanlar beni paylaşmak istememesi ne kadar da normaldi. Zaman içinde müziğime alttan alta laf söylemeye başladı, bir kere izin vermiş bir daha asla konser olmazmış çünkü dikkat çekmemem gerekliymiş. O benim için önemliydi ve ses çıkarmıyordum. Kilo takıntım vardı ve biliyordu. Güzel bir fiziğim vardı ve bana sürekli kilomdan bahsediyor, zorla yediklerime karışıyor, bazen zayıfladığımdan şikayet ediyor, yürüyüşe gitmeme bile izin vermiyordu. Açıklamasını da sağlıklı olman için bunu yapıyorum diyordu sert tepkilerle "ben et öpmek istiyorum" diyordu! Çok dindardı ya ama söz konusu öpmesi, el ele tutuşması olunca asla taviz vermezdi. Ben "helale haram yoldan gidilmez" dedikçe sinirleniyor tepki gösteriyordu.

Derken zaman ilerledi bu şekilde KPSS'ye hazırlık dönemimiz geldi ve sürekli ders çalışıyorduk. Benim ondan iyi olduğumu biliyordu ama asla kabul etmiyordu. Beni aşağıya çekmeye çalışıyor ve denemelerden yüksek yaptıkça bana acımasız davranıyor, sinirleniyordu. Sanki suç işliyormuşum gibiydi. Erkeğin daha üstte olması gerekirmiş toplumda kabul görmüş bir gerçekmiş bu çünkü. Zamanla arkadaşlarımla aram açılıyor ve birer birer beni sevenler bile benden yüz çeviriyordu. Bunu öyle güzel başarıyordu ki suçlu onlardı biz haksızlığa uğruyorduk güya. Üniversite bitti KPSS'ye girdik ve benden yüksek aldı. Yine de bir zaman sonra aramız açıldı, sebebi benim açık olmammış. 

Zehirlendim yattım 4 gün ama bir kere arayıp geçmiş olsun demedi çünkü ben açıkmışım. Zorla kendimi kabul ettirdim, değişmeye başladım, kaybetmek istemiyordum onu. O sene ikimiz de atanamadık hayalleri suya düşmüştü. Ben işe başladım ve o yüksek lisansa zorla başladı çünkü beni çok sevip değer veren canım hocam onu sevmiyordu beni uyardı onun hakkında ama ben dinlemedim ve hocamla da aramı açtı. Ne yaptı bilmiyorum hocam bana düşman kesildi görüşmüyoruz hala. Zaman geçti ikinci yıl atamalar açıklandı ve ikimiz de aynı ile atandık. O kadar yakındı ki yerlerimiz bu kaderdi resmen. Allah bizi bir araya getiriyordu güya. Burada rüya gibi 1.5 yıl yaşattı çünkü okulunda evinde tek başınaydı ve benim her zaman ki gibi çevrem kalabalıktı. Sürekli yalvarıyordu evlenelim artık diye ve ben süre içerisinde tabi ki mesafemi koruyor helale haram yoldan gidilmez diyor elimi bile tutturmuyordum. Onun da saygı duyduğunu düşünüyordum ama o da sürekli bu yüzden evliliğe ısrar ediyor ve evlenince yapacağı cinsel ve bir o kadar da garip fantazilerden bahsediyordu. Korkuyordum ama sanırım bütün erkekler böyleydi çünkü daha önce hiç sevgilim olmamıştı bilmiyordum bu konuları. Neyse ben ona o kadar güvendim ki en sonunda ailemi ikna ettim ara dönemde gelsinler demişti. Karşımda mutluluktan uçuyordu ve gözleri de dolmuştu sevinçten. O zaman o adama içten baktım ve beni bu adam hak ediyor diye. Mükemmel bir evlilik teklifi organizasyonundan sonra aileler tanıştı. Ama ters giden bir şeyler vardı sanki. 

Bana bahsettiği aile ortamı, maddi durumu ve üstün gördüğü her şeyin uydurma olduğunu fark ettim Garipliği ailem de sezmişti ve beni kurtaracak o cümleyi babam kurmuştu. “Ben bu hafta tanıdığım adama haftaya kız vermem” diye. Aman Allah’ım bu nasıl bir cümleydi nasıl onlara güvenilmezdi suçlu bendim ki ben ikna edememiştim babamı. Ailesine laf etmişim, saygısızlık etmişim. Halbuki ağzımı açmadım yanlarında sadece o kişiye telefonda ailen neden böyle davrandı demiştim ve o yılan ablasına nasıl olur da "bize karışmasın" dermişim. Onca şey yapan bizi evden kovmaktan beter eden ablasına laf söylemişim arkasından ne haddime o sadece cahillik etmiş ama ben ve ailem susacakmışız. Biz süreçte sürekli birbirimize girdik ve engeller koyduk her yerden. Atandığımız şehre dönerken havalimanında yalvardım resmen ona ama suçlu benmişim ve kabul etmedi en sonunda tamam dedi düzeldik, ne vardı bunda aileler anlaşamamış olabilirdi ve düzelecek bir şeydi. Bütün engelleri kaldırdı ve benim yazmamı bekledi. Yazdım da ve tuzağına düştüm sürekli yalvaran taraftım, suçlu bendim. Psikoloğa gitmeye başladım ve kendime çeki düzen vermeye başladım. Kesin kararlar alabiliyordum artık ve yazmayacaktım ona taviz tavizi doğuruyordu çünkü. Aradan zaman geçti yazmamam ve onun gezip fotoğraflar atmasına karşılık attığım sosyal medyaya bir fotoğraf ona dokunmuş olacak ki tekrar engelledi bir şey yapmadım. 

Çok geçmeden bir gün bir kafede başka kızla resmen bastım. Ama ne basmak ağzıma gelen her şeyi söyledim, hem de her şeyi. Kızın kaçıp gitmesi ile o da peşinden gitti. Ona arkasından "neden yaptın bunu" diyorum bana "sen bana o kadar laf söylemeyecektin" diyor, o hengamede bile beni suçlu çıkarıyordu. En son giderken öyle ağır bir küfür etti ki bana. Yıllarım emeklerim hepsi gözümün önünden geçti ve arkadaşım beni kendime getirdi. Sonrasında ise sevgili oldular, kim bilir ne yalanlarda kandırdı o kızı da. Şimdi gözümün önündeler el ele. Bu arada kız tam istediğinin zıttı. Çok açık, siyasi görüşü çok zıt ve kız çok hayvan sever ki o çocuk asla hayvan sevmez ama kıza hayvan sever gibi davranıyor.

Sonuç olarak ise 4 yılımın özetinde kilo aldım saçlarımı kestim kıyafetlerim hep uzun tesettür giyimdi ve arkadaşlarım yoktu hatta bir müzik listem bile yoktu. Bütün sevdiğim her şey elimden gitmişti kendime olan saygım bile ve daha neler neler… Demem o ki bu kişileri tespit etmek çok zor ama imkansız değil asla. Narsist kelimesini duymam ve araştırıp bu siteyi bulmam o kişiyi tespit etmem ile yaşadıklarım anlam kazandı. Artık kendimi daha iyi tanıyorum ve her gün şükrediyorum. Aklıma gelmiyor değil tabi burun burunayız ama tek isteğim doğu görevimi bitirip şehrime dönmek. Onun yüzünü bile görmek istemiyorum ve eminim ki yaşattıklarının hepsini yaşayacak. Rabbim hepimizin karşısına sağlıklı insanları çıkarsın ve kişilik bozukluğu olan insanlarla karşılaştırmasın inşallah…

Yorumlar

Popular Posts

Narsist Yakınlarının Hikayeleri

Narsist Geri Döner Mi?

Aşırı Bağlanma Problemi: Hastalıklı Bir İlişkiyi Sürdürmenin Psikolojisi