Kurbanı acı çekerken narsist ne hisseder?

Narsistler kurbanları üzerinde sebep oldukları acıdan beslenirler. Bu şekilde kurbanın üzerinde güç ve kontrol sahibi olduğunu hissetmek ona keyif verir. Ama burada da olay siz değilsiniz aslında. Yani sizin özelinizde bir keyif alma değil daha çok kendine odaklı kendi gücünü görüp hayran olmasının verdiği bir memnuniyet yaşar. Sadistle narsisti ayıran nokta budur. Sadist direk olarak sizin acı çekmenizden zevk alırken narsist sizin üzerinizde yarattığı etkiden keyif alır.

Dolayısıyla siz ondan tamamen alakasız bir konuyla ilgili mutsuzsanız bundan özel bir keyif almazlar eğer bir çıkarları yoksa. Bu durumunuz umurunda olmayacaktır.  O daha çok kendi sebep olduğu acılarla ve ona fayda sağlayabilecek sıkıntılarla ilgilidir. Başka konular pek ilgi alanına girmez. 

Narsist yıkımınızı görmek için sınırlarınızı zorlayacaktır. Yaptıkları sizi mahvettiğinde sizin güçsüz ve aptal olduğunuzu düşünür. Bu durum onun kendini güçlü hissetmesini sağlar. Narsist bu hisse bağımlıdır. Bu yüzden sürekli olarak sizi hayal kırıklığına uğratacak şeyler yapar. Özellikle de çocukları, eşi, anne babası gibi en yakınlarına bu şekilde davranmayı tercih eder. Çünkü en fazla acıyı onu en çok seven kişilere verebileceğini bilir.


Canınızı yaktığında karşısında gözyaşı dökmeniz onun zalimliğini yumuşatmayacaktır. Hatta köpek balığı için denizdeki yaralı bir insandan süzülen kanlar neyse narsist için de yanaklarınızdan süzülen gözyaşları aynıdır. Bu onun iştahını daha da kabartır, sizden daha fazla duygu aldıkça egosu iyice şişer. Bugün şok edecek davranışlarıyla sizi üzerken yarın hiç bir mantıklı sebep yokken birden çok iyi davranabilir, bu sayede oyunu sürdürür. Her şeyi oyunda kalmanız için yapar. Böylece sizi egosunu beslemek için kullanmaya devam eder. Acınız, gözyaşlarınız, heyecanlarınız, mutluluğunuz, mutsuzluğunuz sizde oluşmasını sağladığı tüm duygular onda aynı etkiyi yaratır. Ve oyunun sonunda hep onun egosu kazanır. Ta ki siz oynamamaya karar verene kadar...

Yorumlar

  1. g.k. ve h.s. böyle 2 tip hayatıma yanlışlıkla seçtiğim lüzumsuz ve çok soru da yönelten 2 tiplemeydi. Saçlarımla alakalı ne kadar da çok benimle uğraşmışlardı.. sonrasında a.t. öztürk diye birisi. Yanıma gelip stanımadığım halde lüzumsuz ve gereksz çok soru yönelten esmer kelin tekiydi.o.a. diye de birisi dahil olmulştu birden sevgili blog. Böyle zehirli arkadaşlıklar bile ne kadar çok iğrenç bir duruma sokuyor ....
    coni coni coni hızlı çocuk felan diye konuşup dururdu çok sinirlenirdim. diğer 3 ü yse sürekli saç ile alakalı konu açıldığında veya s abah hazırlanırken veya lavaboda; sahnemi çalar, beni sustururlar hemen ardından mı mi soru edatlarıyla sahnemi çalıpkendi saçlarını överler kendileriyle alakalı yan yattı çamura battı diye de etraftakilerin saçlarından da bir sürü dertler anlatırlardı. Bense hep dinleyeceğim. Hiç müsaade edilmiyor ki konuşayım. Ben Momo değilim ki gözlerimi büyütüp karşımdaki konuşanlarahep sabırla bakatım. Kesinlikle Momo kadar iyi bir dinleyici değilim. Bu yüzden Momoya gitsinler. Saçlarımla kapris yaptım resmen. Önceden saçlarımı severdim, şibunlardan sonrasında sevgili blog; bunlardan sonrasında saçlarım çok sıkıntılıymış gibi hissediyorum. Çok fazla zihnimde yarım kalan mesele bırakmışlardı. İnşallah zihnimde saçlarımla alakalı yarım kalan mesele hiç bırakmayacağım.Siz beni dinlediğiniz için bari teşekkür ederim.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popular Posts

Narsist Mağdurlarının Hikayeleri

Narsist Erkeğin Özellikleri

Narsist Geri Döner Mi?