Bir Narsistin Annesi Olmak


Biri erkek, ikisi kız olmak üzere 3 çocuk annesiyim. 

Yaşım 65.

Çocuklarım yetişkin, eğitimli ve meslek sahibi... Sorunlar, sıkıntılar ve diz boyu yılgınlıklarımın, canımdan bezmelerim, çaresiz kalışlarımın altındaki en büyük sebebim ise büyük kızım Nermin.

Kendisi başarılı, özgüvenli, her işi halletme becerisi olan, insanlarla iletişimi iyi birisidir. Okudu, doktor oldu, atandı. İdealistti ve işinde çok başarılıydı.

Kızım ne oldu, nasıl oldu, ne ara oldu, niye, neden bu hale geldi? İnanın bilmiyorum. Küçükken böyle bir çocuk değildi. Özellikle son 10 seneyi aşkın sürede gitgide ve her sefer dozunu arttırarak daha da hırçın, huzursuz, saygısız, sevgisiz biri haline geldi. Bu durumuna uzun süre anlam veremedim ve konduramadım da açıkçası. Zor şartlar altında görev yapıyor, sinirleri bozuk diye düşünüyor, hoş görmeye çalışıyordum onu sürekli. Bencilce davranışları, beğenmez tavırları arttıkça durumu görmezden gelmek de imkansız hale dönüştü. Derken kızım evlendi. Evlenince daha mutlu, huzurlu olur diye düşünmüştüm fakat evlendiği ilk günden itibaren her şeyi olaydı… Oysa ki eşi de kendisinin seçtiği, istediği, onayladığı biriydi ama ilişkileri içinde hep olay çıkartıyor, yine hiç bir şeyden memnun olmuyordu.

Bir anne olarak istenme, nişanlılık, düğün gibi her önemli anda onun yanında ve destekçisiydim. Ancak kızım tüm bu özel günlerde mutlaka herkesin canını sıkacak, üzecek bir olay yarattı. Düşünebiliyor musunuz hiç bir güzel anın tadını çıkarmamıza izin vermedi. Düğün gecesi biz salonda davetlileri karşılarken kızım müstakbel eşiyle yukarıda kavga çıkarttı ve ayrılma kararı aldılar...

Sonra kararından vazgeçti ve tekrardan düğün yaptık. Her gün ayrı bir olaydı.

Bir dargın, bir barışık...

Evliliğinde de her şey sorundu onun için. Sürekli kavga ediyorlardı,  ancak kızıma sorarsanız o hep haklıydı, haksız olan karşı taraftı.

"Siz bilmiyorsunuz, sizin yanınızda iyi, oysa bana neler yapıyor. Beni çileden çıkan o, ama sorun çıkaran benmişim gibi gösteriyor. Kendisi bir şey yapmamış gibi davranıyor" diyordu. Nasihat etsek, yanlışlarını söylemeye kalkışsak, eşinin haklı olduğu bir noktayı kazara söylemeye çalışsak (ki bunu ona söylemek çok ama çok zordu) öfkeleniyor, "sizin çocuğunuz benim bana sahip çıkmıyorsunuz" diye bizleri suçluyordu. 

İsteyerek evlendiği halde eşine karşı sürekli beğenmez tavırlar içerisindeydi. Onun fiziksel kusurlarını dile getirip, dalga geçiyor(kısa boylu, biçimsiz saçlar v.s), toplum içinde onu küçük düşürücü davranışlarda bulunmaktan asla çekinmiyordu.

Ancak tüm bu olanların altında aslında onun bencilce  davranışları ve hep haklı olma isteği yatıyordu ve biz bunun farkındaydık...

Sonuç olarak kızım evliliğini sürdüremedi. 

Bitti evlilik...

2 yıllık evliliğin ardından 1 yaşında bir çocukla baba evine döndü kızım.

Şimdi her gün baba evinde terör estiriyor. Her şey onun istediği gibi olacak. O hep haklı. O en iyisini bilir. En güzel odur. Tüm destek olma çabalarımızın karşısında  "ne yapıyorsunuz ki" tavırlarıyla, memnuniyetsizliğini dile getirir. Ve biz  anne- baba olarak yetersizlik duygusu ile boğuşuyoruz. Fedakârca yapılan davranışlar ona göre zaten olması gerekenler...

Evde herkese her istediğini yaptırmaya çalışan bir evlat. Babası da, ben de onun her dediğini, her istediğini, onun istediği biçimde ve o an yapmak zorundayız. İstediği olmadığı zaman tam bir canavara dönüşüyor. Öfkesi korkutacak boyutta oluyor, resmen bize saldırıyor. Öfke kontrolü olmuyor. Öfkesi ile korkutarak ve şerli davranışlar ile karşı tarafı sindiriyor. Zaten mahcup olmak, üzülmek veya yaptığından utanmak diye bir kaygısı hiç bir zaman olmamıştır.

Ben resmen kul köle oldum, her zorluğunda yanındayım. Çocuğuna bakıyorum, sıkıntılı sürecinde ona elimden geldiğinden fazla destek olmaya çalışıyorum. Ama yetmiyor. Onu memnun etmek gerçekten imkansız. Sürekli etrafındaki herkesi manipüle ediyor, suçluyor, yalan söylüyor, istediğini yaptırıyor ama ne yaparsanız yapın memnun olmuyor. Aklından geçenleri bile bilmek, ona göre davranmak zorundayız her zaman. Sürekli diken üstündeyiz.

Bir narsistle evliyseniz boşanırsınız, iş yerinden bir arkadaşınıza iş değiştirirsiniz, patronunuzsa gerekirse istifa edersiniz. Ancak annesi iseniz; ne istifa edebilir, ne ayrılabilir, ne de vazgeçebilirsiniz, ne hali varsa görsün diyemezsiniz, elinizi üzerinden çekemezsiniz…

Dahası ortada bir de çocuk var, onun geleceğini, ruh sağlığını düşünmek zorundayım. Kızım bunu iyi biliyor. Öyle bir kıskacın içerisine girdim ki... İşin tuhafı ona en çok yardımcı olanı düşman biliyor ya da öyle göstermeye çalışıyor. Memnun olmazsam daha çok beni memnun etmeye çalışırlar, korkutursam öfkemden şerrimden çekinirler diye düşünüyor olabilir. Çünkü kafa yapıları normal bir insanın ki gibi çalışmıyor. İsteklerini yaptırmak için türlü stratejiler uyguluyor etrafındaki herkese karşı.  İnanın artık ben bir şeylerin altından kalkmak için gerekli olan gücü yitirdiğimi hissediyorum.

Narsistlerde şöyle bir şey var; Onlar için özel olan hiç kimse yok. Hiç kimseyi özde sevemiyorlar; bu annesi babası olsa bile. Anne özeldir, anne bambaşkadır, bir annenin yerini kimse alamaz. Öyle değil mi? Ama kendisi de bir anne olmasına rağmen onun için böyle değil. Ben bunu çok içimden hissediyorum. Bir anne olarak inanın onun yanında sıradan bir insandan hiçbir farkım yok, ki bu kadar destek olmama her olayda yanında yer almama rağmen..!!

Hasta olsam üzülmez, endişelenmez, yok sayar... Beni kırdığında, üzdüğünde bir kez olsun pişmanlık duymaz. Özür dilemez. 

Çıkarları söz konusu olduğunda kibar ve yakın davranır sadece...

Biliyorum, farkındayım.

İtiraf etmem gerekirse, ben kızımdan ve bu durumundan utanıyorum. Öyle şeyler oluyor ki; (hakaret, saldırı, küfür, yalan-dolan v.s.) bunları anlatmaktan bile utanç duyuyorum bir anne olarak. O yüzden yaşadığımız olayları anlatmaktan kaçındım, daha çok davranış biçiminden bahsettim.

En çok üzüldüğüm şey şu ki; ben artık onuruma  sahip çıkamadığımı hissediyorum. İnsan onuru için yaşar ve insanın onurunu bir tek ailesi zedeleyebilir. Onun dışındaki insanlara izin vermezsin. "O bir birey, beni bağlamaz ben elimden geleni yaptım, aslında küçük düşen o" gibi sözler mi teselli verecek bana? Geçiniz...!!

Allah sabredenlerle beraberdir. Ben hep sabrettim, isyan etmedim ama çok çok üzülüyorum. Yaralarım derin ve bunları yaşamıyor "muş "gibi davranmaya çalışıyorum. Bu iç baskı "çocuğuma kötü gözle bakılmasın ha'nın" örtüsü. Örtülü ödenek...

Son söz :Her şeyin farkındayım. Yapılacak fazla bir şeyin olmadığının da farkındayım, kabullenmekten başka bir yol yok. Ona nasıl davranacağımı öğrendim, çatışmalara girmiyorum, bir şeyi anlatmaya çalışmıyorum, eleştirmiyorum, haklısın  diyorum çokça... Hamlelerini önceden tahmin edip, gardımı alabiliyorum..

Kendimi korumaya çalışıyorum.

Bu da bir şey... Farkında olduğunuz zaman, neyi nasıl yapacağınızı biliyorsunuz en azından... Benden okuyuculara tavsiye eğer ki narsist hayatınızdan çıkarabileceğiniz biri ise arkanıza bile bakmayın. Bu şekilde sürekli sabır göstererek, sürekli onu alttan almaya, pohpohlamaya ve memnun etmeye çalışarak yaşamak zorunda olmak inanın ki çok daha zor.

SONRAKİ HİKAYE

Yorumlar

  1. Ablacım size bir sorum olucak. Siz bu kız doğmadan önce kızın üzerine herhangi bir adak adadınızmı ? Örneğin : ALLAH'ım bir çocuğum olursa koç , koyun , keçi , inek , dana kesçem gibi
    Veyahutta Fakir doyurcam , Fakir sevindircem , Fakirleri giydircem gibi ? Veyahutta evliliğinizin üzerine siz veya eşiniz bir adak adamış olabilirmi işte falanca kişiyle evlenirsem şunu yapçam bunu yapçam gibi ?

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popular Posts

Narsist Yakınlarının Hikayeleri

Narsist Geri Döner Mi?

Narsistin Beni Sevmesini Nasıl Sağlarım?