Bir Şiddet Hikayesi

Konuya nereden nasıl gireceğimi bilmiyorum. O kadar kötü ve anlatılacak o kadar çok şey var ki... 

Çok zor günler geçirdiğim bir dönemde girmişti hayatıma. Onunla tanıştığımda sevgili olmak gibi bir niyetim yoktu aslında. Onun da olmadığını sanıyordum. Samimiyetine gerçekten inandığı bir arkadaşlığa ihtiyacı olduğunu söylemişti. Buna güvenerek yakın davrandım. 2-3 aylık bir arkadaşlığımız oldu. Sonrasında bir akşam otururken beni aniden öptü ve beni sevdiğini, benim çok iyi biri olduğumu ve benimle sevgili olmak istediğini açıkladı. 

İlk anın bu şekilde olmaması gerektiğini düşünüyordum ama bir yandan da o kadar inandırıcıydı ki söylediklerinde, asla olmaz diye düşünsem de kabul ettim. O şekilde ilişkimiz başladı. İlk 5 ay ilişkimizi herkesten gizledik. Aynı şehirde aynı üniversitede okuyup birbirimizi gördüğümüzde selam verip geçiyorduk. Buluşmak için yakın illere giderdik. 

Hayatıma ilk girdiği dönemde bana verilen bir hediye gibiydi. Baş başayken beni o kadar çok seviyordu ki (ben öyle sanıyordum) Bana o kadar özel davranıyordu ki... Ben kime nasıl bir iyilik yaptım da bu kadar iyi biri girdi hayatıma diyordum. Gel zaman git zaman insanlar ilişkimizi öğrendi. Ve benim için sorunlar başladı. Bütün okul bizi konuşmaya basladı, sıkıntılar benim için yeni başlıyordu... 
Bu esnada sıkıntılara dayanamayıp defalarca ayrılmak istememe rağmen asla bırakmadı, bırakmak istemedi. Ama zamanla bazı hareketleri ve tavırları beni rahatsız edip düşündürmeye başlamıştı.

Bir gün telefonuna eski sevgilisinden bir mesaj geldi ve sorguladığımda "Peşimi bırakmıyor işte..." gibi bir cevap aldım. Bana olan davranışları ve bu mesaj olayı iyice işkillendirmeye başlamıştı beni. Dengesiz hareketleri, kaba tavırları gün geçtikçe artmaya başlamıştı. Zehir zıkkım oldu okul hayatım. Bana yaşattığı sıkıntıların ardı arkası kesilmedi. Karakola mı düşmedik, yalanlarından mı çıldırmadım, neler neler... Yalanlarını artık çok iyi anlamaya başlayıp yüzüne vurdukça daha da değişik, çirkin bir adam olmaya baslamıştı. O kadar basit şeylerde bile yalan söylüyordu ki.. 

Tahammül edemiyordum artık. Tartışmalar, kavgalar, küfürler, hakaretler... Cinsel anlamda her yaklaşımında verdiğim olumsuz tepkiler de delirtiyordu onu. Tanıdığım insan bu muydu? düşünceleri bitiriyordu beni. Bir gün evde otururken yine tartışmaya başladık ve 30-40 dakika süren bir dayak yedim ondan.. Ömrümde ilk kez birinden şiddet gördüm. Ben bu adam için bir sürü insanı karşıma almıştım oysa. O günden sonra psikolojik olarak asla sağlıklı bir insan olamadım. Nefret ettim ondan ve kendimden. "Bitti uzak dur" dediğimde yüzüme yediğim tokatlarla susturuldum. Ağlarken bile tokat atarak susturuyordu. O 1.85 boyunda 70-75 kilo, ben ise küçücüğüm.. O günden sonra artık ilişkimize şiddet de katıldı. İstediği şeyler olmayınca boğazımı sıkmalar, yumruğunu sıkıp gözlerimin içine bakması, her şekilde beni pasif bir insan haline getirmeye yetti. 

O dönem ailemle de aram çok bozuk olduğu için iyice tek başıma kalmıştım. Tabi bu arada şiddet uyguladığında ayrılmak istemedim mi ? Defalarca.. Ama her şey onun istediği gibi gitmek zorundaydı. Nefret ediyordum ondan, iğreniyordum. Kısa bir zaman sonra tatil dönüşü telefonunda mesajını gördüğüm kızın 5 senelik sevgilisi olduğunu öğrendim, o kıza aslında benimle hiç olmadığını, bir oyun olduğunu söylemiş. BEN ONUNLA SEVGİLİ OLDUĞUM İÇİN SIKINTILAR İÇİNDE SÜRÜNÜRKEN ONUN KIZA BENİ BEKLE EVLENECEĞİZ... dediğini öğrendim... 

Nefret nedir ki... Tiksinmek nedir ki... Ondan, kendimden, hayatımdan nefret ediyordum. Mutlaka bir gün onu terk edicem diyordum. Ama farkında olmadan öyle bir noktaya gelmiştim ki.. Zulmüne alışmaya başladım. En hastalıklı durum bu.. Bir insanım zulmüne alışmak... Artık yaptığı hiçbir şey ayrılmak için yeterli gelmiyordu. O her defasında en büyük pislikleri yapıp kendisini öyle bir dille affettiriyordu ki.. Ama her son aynı oluyordu.. Bu insan karşısındaki insanın acı çekmesinden zevk alan biri.. Kesinlikle bunların ortak noktalarından biri bu.. 

Boylu poslu, yakışıklı, bakımlı olduğu için kendisini vazgeçilmez sanan, aşağılık, duygusuz, karaktersiz, vicdansız bir herif. Bu hayatta onun yüzünden döktüğüm göz yaşlarını ben hiç bir şeyde akıtmadım. Öyle bir şey ki o istemediği sürece asla onu bırakamazsın ve o da tam anlamıyla hiç bir zaman senden kopamaz. Ne zaman senden kopar? Devamlı onu ararsan, ondan vazgeçemediğini hissettirirsen... 

4 yıl geçirdim bu insanla

Seni aldattım.. Hayır aldatmadım ..  Seni  sevmiyorum .. Sensizliğe dayanamıyorum.. Sürekli değişen modu ve sözleriyle her defasında aklımla oynadı.  Aynı yaştaydık. 4 yılın sonunda benim çocuğum var bakacak mısın? diye geldi. İlişkimiz boyunca böyle bir şeyi ilk kez duymuştum ondan. Sonradan öğrendim ki çocuğu da yokmuş. Ayrılırken ise ailesinin bulduğu bir kızla nişanlandığını, onunla evlendirileceğini söyleyip ilişkiyi bitirdi. 

İnsanın aklı kalmıyor artık. Ben yaşamayı unuttum. Hayata dair asla bir mutluluğum yoktu. Bunu ancak yaşayanlar anlar. Kafayı yedim artık delirdim, deliriyorum diye ölmeyi istedim. Ben ondan ayrılmak isteyip, ayrı yapamayanlardan olmuştum. Beynimde olanları, gerginliği kaldıramıyordum artık ölmek istiyordum. Kahroldum, mahvoldum, hayatımı alt üst dedi. 20 yaşımda girdi hayatıma 24 yaşıma kadar.. 4 yılımı elimden aldı çaldı benden. 

En son psikiyatr desteği almaya karar verdiğimde 24 yasında 37 kilo olarak gittim. Kolumu kaldıracak halim kalmamıştı. Bunlar ondan ayrıldığım için değil, 4 senede beni benliğimden çıkardığı için psikolojimle oynadığı için oldu.. Çok zor günlerdi. Onu unuttum ama yaşattığı acıları unutmadım. Unutmıcam. Benim bir çok şeyime engel oldu, beni bu hayattan koparacaktı tamamen. 

Psikiyatr bana onun için "patolojik hasta, narsist, onu gördüğün yerde kaç kızım" dedikten sonra araştırmaya başladım ve narsistliği okudukça, anladıkça, araştırdıkça yalnız olmadığımı ve asla bu insanların (ne kadar insan denirse) düzelmeyeceklerini öğrendikçe iyileşmem daha çabuk oldu.. Son bir kaç aydır iyiyim.. Şimdi son durumda o beni aldattığı kızlardan biriyle evlenecek ve ben şu an sadece o kız adına üzgünüm. İyi ki kayboldu hayatımdan. 

Benim en büyük hatam susmak oldu. Boyun eğmek... Bütün aşağılayıcı tavırlarına katlanmak, susmak, kabullenmek kendime yaptığım en büyük hataydı..  

Şunu unutmayın: BU İNSANLAR ASLA DÜZELMEYECEK ASLA İYİ/NORMAL BİRİ OLMAYACAKLAR. TOPLUMA VERDİKLERİ ZARARIN FARKINA VARILSA DAHA FARKLI OLABİLİR HER ŞEY.

O 4 sene boyunca benı zehirlemişti ve ben bu  zehirden artık arındım.. Dilerim onun da  bu hayattaki bütün gülüşleri yarım kalır. En mutlu günü hangisiyse o gün acılar içinde kıvranır.. Ömrümün sonuna kadar son nefesimi verene kadar bunu diliyorum Allahtan..

SONRAKİ HİKAYE

Yorumlar

  1. 😔 sen şanslısın erken yaşta öğrenmişsin ben 44 yaşından 48 yaşına kadar yıllarımı harcadım. Bunlar çooooook çooook korkunç canavarlar

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popular Posts

Narsist Yakınlarının Hikayeleri

Narsist Geri Döner Mi?

Narsistin Beni Sevmesini Nasıl Sağlarım?