Narsist Koca İle İmtihanım

Selamlar, 

Allah sizi merhametli, vicdanlı ve sevgi dolu insanlarla karşılaştırsın. Narsistler evden ırak olsun! Hikayeme başlayayım. 

Biz onunla tatilde tanıştık, daha doğrusu birlikte tatile gittiğimiz gezi grubunda kendisi beni beğenmiş. Tatil bitikten sonra beni Facebook’tan bulup yazdı. Tipim değildi aslında. Bir iki defa arkadaşça yazıştıktan sonra ben kendisini çok da fazla umursamadım. Aradan 1 sene geçti ve bir boşlukta ben ona yazdım "selam tatilci arkadaş" diye. Bu laf atmamdan sonra daha sık konuşmaya başladık ve konuşa konuşa kendimizi evlenirken bulduk.

Babam başta bu evliliğe karşı çıktı. O da babamı ikna etmek için çok sevdiğimiz saydığımız değerli bir büyüğümüzü araya soktu ve babamı ikna etmeyi başardı. 

Tanışma aşamamızda, ilk günlerimizde nasıl mıydık çooook iyi. Ben sanki göklerde uçuyordum. O kadar saygı, o kadar sevgi görüyordum ki dedim işte aradığım adam bu. Hatta ailem “Bu adam senin üstüne çok titriyor aman kızım evlenince vitrine koyar seni” dediler. Gerçekten o kadar üstüme titriyordu ki, ne istesem yapıyordu. Adeta prenses gibi davranıyordu bana.

Ve evliliğe doğru yol aldık. Ailesi, çevresi ve arkadaşları ile tanıştırdı beni. Hepsi bana o kadar değer verdiler ki, sanki o kral idi ben de kraliçesiydim. O kadar değer görüyordum ki anlatamam. Eee adam iş adamı olunca ticaret ile uğraşınca para bol olunca, etraftan saygılar, övgüler de artıyor!

Düğün günü olay patladı. Tanışma dönemimizde bana 20 yıllık eski eşinden 2 sene önce ayrıldığını söylemişti. Ancak öğrendim ki sadece 2 ay önce ayrılmışlar. Onunla ayrılır ayrılmaz hemen benimle nikah masasına oturmuş. Bunu düğün günümde öğrenmem hiç hoş olmadı. Sonuçta bir insan tanışmaya gelip talip oluyorsa bu benim gözümde eski hayatını bitirmiş defterini kapatmış demektir. 

Daha sonra ortak tanıdıklarımızdan eski eşinin bize karşı kin ve öfke içinde olduğunu duydum. Haklıydı sonuçta yarası tazeydi ve onu terk edip hemen benimle evlenmesi sonucu öfke duyması normaldi. Narsistin eski eşinden çocukları vardı. Boşanmalarından ve bizim evlenmemizden sonra çocuklar eski eşi ile kaldı. Arada çocuklar bana gelirdi, severdim çocukları onlar da beni severdi Onlarla bir sorunumuz yoktu. Ben 1 sene evli kaldım narsistle ve hiç çocuğum olmadı. 

Evlendiğimizin ertesi günü evimiz aşırı kalabalıktı. Yeni gelin evi kalabalık olur mu allah aşkına. Neyse her şey o günden sonra başladı. Eşimin çok yakın yere göğe sığdıramadığı arkadaşları, yakın dostları ve ablası vardı. Hepsi gelmişlerdi. Bu kişiler sonrasında da istedikleri zaman evimin anahtarı ile eve giren ve evimi yöneten insanlara dönüştüler. Sevgili ablası izinsiz evime girdikten sonra yatak odama kadar gelip tak tak kapı çalıyordu. Hoşlanmadım bu durumun doğru olmadığını söyledim. Herkes bana cephe aldı. Hayatımın zorlukları başladı. 

Beni dağlara kadar, göklere kadar sevgisi ile çıkaran adam düğünden sonra uçuruma attı sanki.!!! Acılar daha evlendiğim gün başlamıştı, insanların cicim ayları olur ya. O da ne ki biz sanki sanki 20 yıllık evli idik. Evlenir evlenmez o şekilde muamele görmeye başlamıştım. 


Narsistin evli iken bana yaşattığı acılar;
  • Düğüne, misafirliğe gidince beni yok sayıyordu. Orada hiç yokmuşum gibi davranıyordu. Kocam benden kaçıyor mu yoksa umursamıyor mu beni diye düşündürüyordu bana.
  • Ben ne yapsam beğenmiyor, kızıyor, salak, manyak, kıt beyinli, namusuz gibi kelimeler kullanarak aşağılıyordu. 
  • Hep o haklıydı her konuda. Arkadaşlarını bile azarlardı bazen. Haksız olmamak için artık hiç bir şey konuşamaz hale gelmiştim. Çünkü ne desem suç oluyordu. O kadar çok seviyordum ki, yanlış bir şey yapmaktan korkuyordum.
  • Kimseyi dinlemez, hep o konuşurdu. O konuşunca herkes dinlerdi. Adeta kendi sesine hayrandı.
  • Herkesi çok güzel manipüle ediyordu. Her olaydan sonra ben hep tamam özür dilerim canım sen haklısın derken buluyordum kendimi. 
  • Arada sinirlenince de eli itiyordu. Yere, duvara, kapıya vuruyordu. Bir şey diyemiyordum. Çok sevmiştim onu. Sadece güzel güzel yapma canım, empati duy diyebiliyordum. 
  • Soru sormak yasaktı! Fikir beyan etmek yasaktı! Ben robot gibiydim onun için kumanda ondaydı. Kapatıp açıyordu. Sus, konuş, sus, konuş diye.! İyice korkak ve pasif birisi olmaya başlamıştım. 
  • Onu aramamı dahi istemiyordu!!! Arayıp “Aşkım neredesin kaçta eve gelirsin” diye soramıyordum! Bir gün bizi ablası ile çarşıya bırakmıştı. Ona “ne zaman almaya gelirsin” diye sordum bana sokağın ortasında “Ahmak kadın bilmiyorummmmmmm diyorum ya sana bilmiyorum kıt beyinli misin sen, soru sorma diyorum sana kaç kere söyleyeceğim bunu sana” diyerek aşırı tepki göstermişti. Rezil olmuştum, susup gitmiştim. 
  • Ben sustukça, alttan aldıkça daha fazla üstüme geliyordu ve ben daha çok hata yapmaktan korkmaya başlıyordum. Bir insana 40 kere deli dersen deli olurmuş ya aynen o misal. "Sen hatalısın, sen hatalısın" diye diye artık tüm hataları kendimde sanıyordum. Her konuda hatalar yaptığıma inanıyordum çünkü kafamdaki ayarlar ile oynuyordu! Ben hata idim o doğru idi. Benim de doğru olabilmem için onun dediklerini yapmam gerekiyordu. 
  • Onun için benim önceliğim herkesten sonraydı. Bir gün bir arkadaşının eşiyle oturuyorduk. Kadın bana “Canım kocanı arasana kaçta gelecek” dedi. "Abla gelir bilmiyorum, biliyorsun kızar arasam şimdi" dedim. "Ahhhh canımmm evet doğru sana kızar dur ben arayım abimi, bana kızmaz” dedi. Orada başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Ağladım, içten içe tabi, ama kimselere de belli edemezdim. Zaten ben hep kötü idim, suçlu idim ya!! Elin hanımı kocama daha yakındı, ben eşi olarak ona bu kadar rahat soru soramıyordum! 
  • Bir keresinde de onun arkadaşlarında çay içtik, sonra eve geri döndük. 1 saat tekrar kapı çaldı, arkadaşının eşi gelmişti. Gelin yine çay yaptım dedi, dedim ki "Biz şuan oturuyoruz eşim ile konuşuyoruz sonra geliriz." 2 gün sonra olay patladı, Neden ben onun yüzüne kapı kapatmışım, ben kimmişim, o ablası çok değerli imiş. Bana “Sen yokken o vardı ayağına denk al” dedi. Ben artık düşünüyordum ben kimim? Bu evin içinde yerim ne? "Başka insanlar bu kadar önemli ise, önce onlar var ise sende mutlu isen neden beni hayatına soktun? dedim. Yine hiç bir yere varamamıştık.
  • İnsanların içinde beni sürekli rezil ediyordu! Bir gün arkadaşları ile alışverişe gittik. Bir ev eşyası beğendim, ona “Bunu eve alalım mı, salona uyar, ben çok beğendim” dedim. Bana mağazada herkesin içinde “BANANE” diye bağırdı buz gibi. Afalladım, herkes bize bakıyor. Ortamı yumuşatmaya çalıştım “Hmm aşkım sen de beğenirsen alalım diye sormuştum” dedim, cevap dahi vermedi. Arkadaşları da "Abi napıyorsun eşin sadece bir soru sordu" diye tepkilerini gösterdiler. Ama umurunda değildi. 
  • Benim fikirlerimin önemi asla yoktu, ben susan kadın olmak zorunda idim! Ben gözünde hizmetçi idim! 
  • Beni sürekli başka kadınlarla kıyaslıyordu, “Sen kadın değilsin, kadın olamazsın, bir halt bildiğin ettiğin yok!” diyordu. En başta da sürekli ablasıyla kıyaslanıyordum. Bu nedenle o kadından nefret etmeye başlamıştım. Kocam bana karşı bu kadar katıyken onunla bu kadar yakın olması, gülmeleri, espri yapmaları, şakalaşmaları, aklım almıyordu olamaz diyordum. O iyi ben kötüydüm. 
  • Bana "Neden zırt pırt ağlıyorsun, ben sana 7/24 ilgi mi vereceğim? Yediriyorum, içiriyorum. Yediğin önünde yemediğin arkanda, bir de ilgi bekle, yok ya?" diyordu. Parası umurumda değildi ki oysa. Ben yemeğe içeceğe aç değildim, ben sevgiye, ilgiye açtım...
  • Herkese bonkör olan adam, bana gelince para hesabı yapıyordu! Bunu neye harcadın, bu ne, şu ne? Her şeyin hesabını vermem gerekiyordu ona.
  • İşe geç kalırsa, işinde sorun olursa benim yüzümden oluyordu. Beni “Senin yüzünden işe geç kaldım!”, “Senin yüzünden uyuyamadım!” diye azarlıyordu. Her ne olursa hep ben suçluydum, onun hiç suçu yoktu.! Eve hep arkadaşlarını getiriyordu yatıya. Bir sabah arkadaşlarından önce uyanıp kahvaltı hazırlamasam yer gök oynar kıyametler kopardı!  
  • Her gün evi temizlerdim o memnun olsun diye, kıyafetleri hep ütülü olurdu. Korkardım evde bir şeyi eksik yapsam kıyamet kopacak diye. Allahım bugün bir şey olmasın ne olur derdim, Allahım ne olur hiç bir şey unutmayım ne olur ne olur!!! Sarma sarardım, poğaça börek yapmaya çalışırdım. Yapabildiğim kadarını yapardım ama işte emek verirdim! Ama o yine de bir sebep bulurdu kıyamet koparacak. Artık yavaş yavaş düşünmeye başladım bahane ediyor bu diye. Yavaştan beni tehdit etmeye de başlamıştı, bir daha yap seni boşarım diye. Dedim Allahtan kork artık! 
  • Ütü çok ciddi mesele olmuştu hep aramızda. Bir gün gece 2'ye kadar ütü yaptım salonda. O odada uyuyordu. Uyanmasın diye ertesi gün öğlene doğru kıyafetleri dolaba yerleştiririm demiştim. Sabah oldu bana “Tshirtim nerede” dedi. Dedim ki "Aaa dur burada, dün gece ütüledim de dolaba yerleştiremedim daha". Hemen başladı “Ben eşyalarımı etrafta mı arayacağım?, benim kıyafetlerim ya dolapta ya çamaşırda yada ipte olur, oyalanma!!! Bitir işini ve dolaba yerleştir. Senin keyfini mi bekleyeceğiz”. Oha yaaa dedim alt tarafı yan odada! İçimden ay yok Allah’ım bu adam ruh hastası demiştim.
  • Diğer ciddi ütü meselesi ise bayram gününde gerçekleşti. Eşyalarımı hazırla dedi, bende tam hangisini giyer bilmediğim için gelsin sorayım ütülerim ona göre demiştim içimden. Baktım pek de kırışık değildi zaten. Bekledim onu offff beklemez olsaydım keşke. Bir kıyamet bir patırtı kopardı ki sormayın gitsin. Kayınvalidemin evindeydik. Aman Allah'ım bana “Yok bu yuva yürümüyor. Artık seni de istemiyorum!” diye bağırıp beni azarlayıp gitti. Ben ağlıyordum tabi. Daha sonra kayınvalidem “Kızım niye ağlıyorsun ki, dönerse senin dönmezse kader!”dedi. Ne demek bu dedim, sustu. Ahhhh.! 
  • Psikolojik şiddet uyguluyordu aşırı derecede, güzel oyuncu idi, içimden diyordum bütün bunları niye yapıyor. Sevgimi ölçmek için bunlar yapılmaz ki? Bıktırma politikası mı yapıyor, onu terk etmem mi istiyor? Terk edersem vebali üstüme kalacak diye bana yol mı veriyor yoksa zevk mi alıyor? Kafam karma karışıktı.
  • Çok patavatsızdı! Kitap okumayı severim bana “bu kitapları nerene okudun sen, birde hiç kitap okumasaydın ne olurdun çöp olurdun” dedi. Yaralanıyordum ama anlamıyordu.  Hep saldırgandı bana karşı, ruhu doyumsuzdu! Hırslıydı, hep daha fazla daha fazla mükemmeliyet isterdi! İnsan kusurludur ve biz insanları kusurları ile severiz oysa.
  • Bir kere vaktinde hazırlanıp kapıda beklemediğim için gelip evde bana bağırdı çağırdı “Sen nasıl bir kadınsın! Kadın değilsin!!! Sen kıt anlayışlı mısın? Bir hazırlanamıyorsun! Senden tiksiniyorum!” dedi ve bu nedenle evi terk etti.! Her gün ağladım dedim allahım bu yüzden mi bu ufacık bir şey yüzünden mi evi terk ediyor kocam. Birkaç gün gelmedi eve. Sonra bir gün gecenin 3'ünde arkadaşlarından biri aracı oldu aramıza oturup hakemlik yaptı güya. Eşim olacak adam ayağa kalkıp bağırdı saydırdı, ben sersem sersem oturdum korkuyorum tabi. Ağzı ile şiddet yapıyordu. En sonunda da bana “Eeee susmaya mı geldik konuşsanaaaa, bana her şeyi 2 kere dedirtirme, ben 1 kere söylerim, sende aklın varsa anlarsın” dedi. Orada sadece “Ben diyecek bir şey bulamıyorum, senin için hangi cümleyi alsam hangi kelimeyi söylesem suç oluyor. Özür dilemekten başka ne diyebilirim ki çünkü ben haksızım ya!” dedim! Ayağa kalktı sesini daha da yükselti ve çekti gitti odaya. Odadan bağırdı "Yanıma dahi gelme!" Orada arkadaşı ile göz göze geldim bana “Ah canım içim gitti sana, haklısın” dedi. “Eee abla haklı isem beni niye korumadın, kollamadın?” dedim. Bana “Ablacım, ona bir şey desem şimdi der ki aaaa benim çevrem bile bana düşman olmuş, o zaman ben bile tutamam onu, çeker ömür boyu gider, sen devamlı sus tamam mı, biz kadınların hali budur çektik, çekeceğiz, ne yapalım!”dedi...
Ben ama bu oyunu bozmak istiyordum. Kimse kimseyi çekmek zorunda değil!!!! Kimse kimseye yaranmak zorunda değil! Ben çekmek için, yaranmak için, köle olmak için evlenmedim ki.! 

Davranışlarıyla söyledikleriyle beni ne kadar yaraladığı hiç umurunda değildi bu adamın. Merhamet yoktu, vicdanı yoktu, beni istediği gibi kullanıyordu!!! Kalp taşımıyordu sanki, hiç bir kere "Ah ben ne yapıyorum" demedi. 


Bana bir gün “Yeteeeeeeeeer artık, bu evlilik yürümüyor, sen beni anlamıyorsun tiksiniyorum senden!!! Ben senin kocanım ve sen bana itaat edeceksin itaaaaaat!!!! Ben ne diyorsam o! Ben bu evlilik bitti diyorsam biter ve ben bu evlilik devam eder diyorsam da devam eder!!!” dedi. Kendi egosu, kendi mutluluğu, kendi tatminleri önemliydi çünkü sadece. Ben yine de sustum. Sorun çıkmasın dedim.

Fazla susmak, fazla hoşgörü, narsisti iyice tepenize bindirmenize yararmış oysa ki sadece. Onlar da bundan tatmin alır, haz duyarlarmış! 

Şimdi düşünüyorum da “Ya Allah aşkına sen kimsin ki bana evlilik biter, yok ben adamım, yok şu bu gerizekalı, kıt beyinli diyorsun?!” 


Bir gün her şey süt limanken bana "Annene git istersen canım dinlenir tatil yaparsın" demişti. Sevindim ben de gittim anneme. 
Uçaktan iner inmez bir anda bana direkt “Bitti bu evlilik bir daha karşıma çıkma bittiiiii!” Ve bammm ENGELLEDİ! 

Ben yıkıldım o gün hiç ağzımı bıçak açmadı. Annem korktu, ertesi gün normale döndüm. Gezdim, tozdum hiç bir şey yokmuş gibi çünkü kabul edememiştim daha önce bir çok kez gelgitler de yaşadığımız için. 

Bir kaç gün sonra yine hüngür hüngür ağlamaya başladım. Hayatım karardı sandım.!! Ona buna saldırdım! Nefret etmiştim ondan hala da ediyorum! 

Bir suçluya bile mahkemede kendini savunma hakkı verilir ya. Ben bu karar karşısında kendimi dahi savunamamıştım, o hakkı dahi bana vermemişti. Öylece terk etmek daha haz verdi ona. Beni düşündürmek, sonra kafamı karıştırmak, sonra da terk etmek!

Sonra telefon hattımı (benim adıma almıştı) alıp kendi kullanmaya başladı bana haber dahi vermeden. Benim birden telefonum kapandı. Aman allahım ne oluyor? dedim. Baktım çevrim içi, dedim tabi yaaaaa çakal!!! 

Bir yandan sinirliyim arkadaşlarım bilmiyor ki ayrıldığımı. Uyanık aklınca benim açığımı aramaya çalışıyor. Yazan arkadaşlarıma, akrabalarıma da benim adıma güzel güzel cevap atıyor!!! Biz ayrıldık diye! Ay çileden çıktım! Sonra ben başka hattan yazdım ona. Tam bir psikopattı tam.  Bana ne derse beğenirsiniz? “Peşimi bırakkkk, arkadaşlarına da yazdırıyorsun, rahat bırak beni! Kimseyi de peşime takma gerçeği herkese söylerim rezil ederim seni rezillll!” dedi. Bende “Yeter be kendini bulunmaz hint kumaşı mı sanıyorsun?!” dedim ve bammm yine ENGEL!

Ulan dedim içimden Allahım her şeyi başına yık onun!! Ay bu lafı dediğim ne olay olmuş ne olay!!! O o kadar laf söyledi bişi olmadı, benim bu lafımı etrafa öyle bir anlatmış ki sanki ne yapmışsam ona... 

Dünyanın kendi etrafında döndüğünü sanıyor. Arkadaşlarımın bile onu peşine düştüğünü sanıyor! Git hattı kapat kurtul millet nereden bilsin ayrıldığımı seninle, tabi ki yazarlar! Yok maksat başka zaten, egosunu tatmin etmek! Onu kullanıp bana hala yazıyor dedirtdirmek! 

Şimdi ne mi oldu ayrıldıktan sonra 2-3 ay içinde yine yeni birisini bulmuş, yeni kurbanını seçmiş.! Onun için evlilik bile denmez, oyuncağını kullanıyor. Atar onu da yakın zamanda eminim. 

Bu anladıklarım inanın %40'ı belki yaşadıklarımın. Anlatamadığım daha nice şeyler var...

Ben hayatımda hiç kimse ile düşman olmadım hiç kimse ile. Dostlarım çok çooook! Ama ilk defa birisi için asla hakkımı helal etmiyorum dedim! Çok emeğime ve hakkıma girdi, bana dünyada canavar insanların var olduğunu öğretti! 

Ailem ve dostlarım ayağa kaldırdı beni. Onunla ayrıldıktan sonra tekrar özgüvenim yerine geldi. "Ben değerliyim" dedim, arkana dahi bakma kızım dedim.! Bunlar hep bizi daha olgunlaştırmak için bir imtihan. Zor, ağır ama hepsi geçti çok şükür. 

Unutmayın kötü şeyler, mutluluğun habercisidir. 

Sevgiler,

SONRAKİ HİKAYE

Yorumlar

Popular Posts

Gerçek Hikayeler

Narsist Geri Döner Mi?

Narsistin Beni Sevmesini Nasıl Sağlarım?